dün gece gözlerim yine doldu
dokunmak istedim hayallerime
sol yanıma ağrı vurdu
sızlayıp durdu yanı başım
her kapı çaldığında koşmak istedim
yalan dünya yalan dünya
hey gidi yalan dünya
ne vurdum duymaz şeysin
gecelerin karalık gündüzlerin karmaşık
ne garip bir hayat ne garip bir yaşamsın
hey gidi yalan dünya
unutuldum
hani gençliğim nerde!
arda kalanlar yetim ve öksüz
ben umut türküsü söylerken
karanlık çöker üzerime
Ne söylenir bilmem,ki
sessiz gecenin sessiz karanlığında
git desen gidemem kal desen kalamam
ben bende değilim çünkü
bir lambanın ışığı
Ve düşlerim hayallerimi sordukça
ben üşüyorum
ölüm var dediler
yaşayanlara!
ah köyüm vah köyüm
derdimi çilemi bilmeyen köyüm
taş üstünde taş kalmamış
virane olmuş benim köyüm.
tarlalar kurumuş buğday bile vermiyor
yıllardır hiç sevmedim ki
sensiz geçen günlerimi
göğsümü dayadım rüzgara
güneş doğar ve batar
sesim yükselir yıldızlara
yalnızlık vurur beni
El vurup durma doktor
sızılıyor yaralarım
bu yara başka yara
merhem sürüp durma doktor
yıllardır dolanır durur hasret
Bu sabah istanbul yine sessiz
gökte bir yığın kara bulut
kuru bir ayaz hava soğuk
ben üşüyorum
çekip almışlar sanki rüyaları
Söyleyemem sana yaşadığım yalnızlığı
Yalnızım ben sensiz şimdi buralarda
Söyleyemem içimdeki bu acıyı
Seni düşünür seni özlerim,
Onca acı çektim bir gün sormadın
Çok güzel bir çalışmaydı..
Kutluyorum samimi yürek sesinizi..
Tam puanımla.. (Antolojimde)
Saygı ve Selamlarımla
HÜSEYİN ÇUBUK