Garip bir dünya
birde koca bir deniz içinde gemiler
lambaları sarı
rüyalar görüyorum garip garip
yüreğime hançer saplı
bir akşam üstü uyur gibiyim
unutuldum
hani gençliğim nerde!
arda kalanlar yetim ve öksüz
ben umut türküsü söylerken
karanlık çöker üzerime
sol yanıma ağrı vurdu
ecel geldi sandım
düştüm çilemin peşine
düştü dilimde ağıtlarım
yüreğim kan ağlar
Gelen günler geçiyor
seni yaşamadan
ben yaşlanıyorum
gözlerimi kapadım
hep seni düşündün hep seni yaşadım
hani var ya üç beş deli zıplar durur
şen olur
dünü bugün bugünü de yarın
sen salla dur elin kolun
hani kuşlar hani selam hani bulut hani yağmur
Ya pirim himmet eyle
diz çöküp darına durdum
hak Muhammet Ali aşkına
şu derdime derman eyle
yüz sürüp kapına geldim
Ben yorgunum hayat değme bana
saçlarım beyaz beden paramparça
hayat durmuş direniyor inadına
yürek yaralı ağlayan ağlayana
gözüm yaşlı çocukluğumu düşledim
Gün aynı zaman aynı
tek değişen takvim yaprakları
dünya yalan ölüm ise bir gerçek
gün dönse,de dua ile yaşıyoruz
bugünlerde şehrin akşamları tena ve sessiz
İçim dışım dört mevsim
ne ağlarım ne gülerim
zaman hep aynı zaman
sen ben o bir güneş birde ay
vurun kollarıma zinciri
Sessiz çalar saatler
zaman geçer ardı ardına
dilim susar yorgunluğuma
içimde başlar fısıltılar
sağa sola bakmadan kurarım hayalini




-
Hüseyin Çubuk
Tüm YorumlarÇok güzel bir çalışmaydı..
Kutluyorum samimi yürek sesinizi..
Tam puanımla.. (Antolojimde)
Saygı ve Selamlarımla
HÜSEYİN ÇUBUK