Yine vurdu yüze o tuzlu hava,
Denizin kokusu sardı her yanı.
Gönlümde koparıp büyük bir dava,
Hatırlar o eski tatlı zamanı.
Benim yolum açıktır, aydınlık rehber,
İyilikten başka bir işim olmaz.
Kara ilimlerden almam hiç medet,
İnsan yakıp yıkan işe el sürmem.
Yalnızlık,
kalabalık bir caddenin ortasında
hiç tanımadığın bir dilde
konuşmak gibi.
Sesin var, ama yankısı yok.
Üzerinde bir ağırlık varsa,
Tıpta çözüm belirti yoksa,
Üzerine yorgunluk çökse,
Gel dermanın ilacı bizdedir.
Bunca zamandır ben gaflette idim,
Sandım ki bu dünya bir kuru derya.
Şimdi aşk elinden o kadehi aldım,
Tasavvuf deryasına daldım, nihayet.
Dışımızda bakan yanılır,
Biz göründüğü gibi değil,
Yüzümüzde maske yok,
Bizim dik duruşumuz var.
Dilber
Bak bana
Senin için tir tir titredim
Yana yana bittim tükendim
Yokluğundan bu hale geldim
Önce nefs atını dizginle, durdur,
O fânî arzuyu kalbinden savur.
Özünü bildin mi, o can sana Hûr'dur,
Dilinden çıkan söz, dinle, Kur’an'dır.
Kötü zaman acı sermiş önüme
Bu acılar çengel olmuş gönlüme
Adıyaman çilesi bu canıma
Vurur vurur gözyaşlarım dökülmez




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!