Hüseyin Turhal Şiirleri - Şair Hüseyin T ...

Hüseyin Turhal



Benim yolum açıktır, aydınlık rehber,
İyilikten başka bir işim olmaz.
Kara ilimlerden almam hiç medet,
İnsan yakıp yıkan işe el sürmem.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal


Yalnızlık,
kalabalık bir caddenin ortasında
hiç tanımadığın bir dilde
konuşmak gibi.
Sesin var, ama yankısı yok.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Üzerinde bir ağırlık varsa,
Tıpta çözüm belirti yoksa,
Üzerine yorgunluk çökse,
Gel dermanın ilacı bizdedir.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal

Bu cihana gelen dertliler ağlar
Dertlinin halinden ne bilir sağlar

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Bunca zamandır ben gaflette idim,
Sandım ki bu dünya bir kuru derya.
Şimdi aşk elinden o kadehi aldım,
Tasavvuf deryasına daldım, nihayet.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Dışımızda bakan yanılır,
Biz göründüğü gibi değil,
Yüzümüzde maske yok,
Bizim dik duruşumuz var.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal


Dilber
Bak bana
Senin için tir tir titredim
Yana yana bittim tükendim
Yokluğundan bu hale geldim

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Önce nefs atını dizginle, durdur,
O fânî arzuyu kalbinden savur.
Özünü bildin mi, o can sana Hûr'dur,
Dilinden çıkan söz, dinle, Kur’an'dır.

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



Kötü zaman acı sermiş önüme
Bu acılar çengel olmuş gönlüme
Adıyaman çilesi bu canıma
Vurur vurur gözyaşlarım dökülmez

Devamını Oku
Hüseyin Turhal



O, gökyüzünün anlık, katılaşmış öfkesidir. Suyun nazik akışkanlığını terk ederek, acımasız ve keskin birer mermi haline gelmesi. Bir uyarı değil, ani ve zorunlu bir müdahaledir. Hiçbir yerde kalıcı değildir; sadece çarpar, hasar verir ve hızla çözülmeye başlar.

Her bir buz tanesi, havadaki büyük bir gerilimin sıkıştırılmış, minyatür bir kanıtıdır. Düşüşü, kontrolün kaybedildiği o kısa, gürültülü hükümsüzlük anıdır. Pencerelere vuran sesi, içerideki huzurun dışarıdaki kaosa karşı ne kadar kırılgan olduğunun kesintili bir ispatıdır.
Zeminde, anlık bir beyazlık yanılsaması yaratır.

Devamını Oku