Adın bir nakış ki, ruhuma işlemiş,
Gözlerin baharı, gönlümü süslemiş.
Sanki cennetten bir köşe Çiğdem’im,
Âşık Turhal seninle hayatı düşlemiş.
Gözümde tütüyor nazlı Çiğdem’im,
Yüreğimde aşkın dumanı tüter.
Sensiz geçen günler sanki bir demim,
Her an beklerim ki yolların biter.
1.
Sana paramı da ömrümü de verdim,
Aşkımı sevgimi gönülden serdim.
Sen o nankör kalple yollara girdin,
Beni aramadın, unuttun gittin.
Erken baharda açar, çiçeğim Çiğdem,
Sensiz geçen günler, sanki bir matem.
Gönlümde bir yara, ne derman, ne cem,
Yüreğimde yanan köz olur durur.
Yol kenarında ki bostana daldın,
İzinsiz bir üzüm tanesi haramdır.
Bostandaki bal kabağı aldın,
Hırsızdan ermiş evliya çıkmaz.
Felek vurdu beni düştüm darlığa,
Yâr eli değmedi gonca gülüme.
Gençliğim tükendi çile, zorluğa,
Ahu figan düştü tatlı dilime.
Kızıl rengin aşkı, tattırır bize,
Gönül düşer durmaz, o tatlı söze.
Sanki bir çilektir o yârin yüzü,
Görenin kalbinde sevda yeşerir.
Bu dünya bir değirmen, döner de durur,
İnsan gelir geçer, her can yoğrulur.
Çile denen acı, cana vurulur,
Dertler üst üste diz olur durur.
Taşın bağrından sızar, akar billur su,
Yolcuya, yorguna olur bir teselli.
Sanki bir destandır onun bu öyküsü,
Derin bir sır saklar Çoban Çeşmesi.
İlkbaharda yüzün cennet misali çiçek açar
Sen cennet bahçesine yakışırsın çoban kızı
Burcu burcu yanağında gül kırmızı nur saçar
Sen cennet bahçesine yakışırsın çoban kızı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!