Yüzün ki nur saçar, okşar bakışı,
Sanırsın yazılmış Fâtiha gibi.
Kaşların yay gibi, eğilmiş durur,
Yâsin ve Tâhâ’nın mânâsı gibi.
Üçyol bir noktada birleşir,
Neden cemevi ibadethane değildir?
Üç yapıda kul yapısıdır.
Neden cami cemevi kilise eşit değildir?
Ovası gül, sümbüller kokar,
Dağ bayırlarında bülbüller şakar,
Görlevik suyu şırıl şırıl akar,
Cennet bahçesi sen Yaylakonak.
1.
Ey leb-i cānân ki sensin çeşme-i âb-ı hayât,
Sende mevcûd oldı cism-i zârı ihyâ kâinât.
2.
Bir ceylan sevdası düştü gönlüme,
Kavuşmak hayali, gelmez dilime.
Aşkı bir ateştir, sızar tenime,
Yüreğimde yanan, köz olur durur.
Sen gurbet ile gideli
Başıma karlar yağıyor
Sen benden ayrı düşeli
Gözümden yaşlar damlıyor
Pembe dudaklarını sevdiğim dilber,
Saçlarından Bir Gül koparayım mı.
Bedenine nakış nakış mozaik döşenmiş,
Arı gibi çiçeklere uçurayım mı.
Beni eritiyor o tatlı sözlerin,
Ulu Baba ak dağların eteğinde,
Bana acmış acı Çiğdem çiçeği.
Yüreğime doğan bahar içinde,
Bana acmış sarı Çiğdem çiçeği.
Kışın sonu baharın ilk neşesi,
Toprak ana yavaş yavaş uyanır.
Kar kalkınca dağların gür sesi,
Gözüm seni görse hemen boyanır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!