Bir sürü pisliğin olduğu mekan,
Yuva olur mu ki? Orda durulsun.
Ruhsal kirliliktir yuvalar yıkan,
Pis yoğunlukta mı sular durulsun?
Böylesi toplumlar düşmüş helake
Öküzlük artıran çağda gibiyiz
Sığırlar sokakta mastır yapmakta.
Şehirlerde değil dağda gibiyiz
İpini koparan şehre sapmakta.
Araçlarda müzik son ayar seste
Yaşıyorum diye gezmesin kimse,
Derdinden bir lokma yiyemiyorsa.
Nasıl olur diye kızmasın kimse,
Gerçeğe boynunu eyemiyorsa.
Gördüm nice kişi darlığa düşmüş
Uyuşuk bir insan olmuş gibiyiz,
Tehlike var! tepki veremiyoruz.
Ölmüşüzde çıplak kalmış gibiyiz
Üstümüze örtü seremiyoruz.
Koynumuza sızar sinsi yılanlar
Gerçeğin peşine takılmaz akıl,
Çünkü gerçek insan beynini yorar.
Gerçek bir inanca sokulmaz şekil
Rastgele inanmaz sorgular, sorar.
Bilginin eğrisi, doğrusu vardır
Yapacak birşey yok, olmuş önceden
İnsan düşünmeden veballer almış.
Hesabı, kitabı yapmaz inceden
Vebal denizinin dibine dalmış.
Akılı, vicdanı, acıması var
Ey sevgili çıkma yolun başına
Ruhunun gölgesi gönlüme vurur.
Akan zaman bakmaz geçen yaşına
Ecel gelir, yaşam orada durur.
Dünya her sevgiye sahiplik eder
Bu günler yarını doğuran andır
Yeni gün doğunca aydınlık başlar.
Vefa denen kavram var diye kandır
Sonra salak diye yüreğin haşlar.
Sakın beklentiyi yüksek tutmayın
Bırak öyle kalsın demeyin sakın
Kalan, geri kalır değişmez durur.
Yaz, bahardan güz'e daha çok yakın
Yaprak dökülmez se dalında kurur.
Bir döngüdür yaşam dönmekte çarkı
Yalan baskın oldu, korkak celali
Halkın dili suskun çıkmıyor sesi.
Kimler umursuyor? Haram helali
Durumu anlayan tutmuş nefesi.
Kim sadıktır dosta, kimler söz eri?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!