Duygular darbeyi ölümle yedi
Tarifsiz korkular sineye doldu.
Bu korku değil se acaba neydi?
Sorunun yanıtı seneye kaldı.
Birden bire sustu kaynayan hâller
Yüreğim hevestir, sözüm özenti,
Sonrada halimde önem ararım.
Çürümüş bu huylar kalpte sızıntı
Sanrılar yaşamla büyük kumarım.
Dert etmişim boşa kuruntuları,
Halk, derdiyle tasasıyla
Haşır neşir ola geldik.
Güçlü kendi yasasıyla
Sanır düzgün yola geldik.
Gerçek dertler konuşulmaz
Öyle bir andayız, şaşmış şiraze,
İnsanlığa güven kalmamış belli.
Şaşkını gücünden olmuş kepaze,
Tarihten de ibret almamış belli.
Ruhları savrulmuş, akıllar dumur,
Yolum haktır diye haksızlık yapma
Doğrudan sapanın hali bozuktur.
Çıkarın içinde yalana tapma
Halkı kandıranın dili bozuktur.
Nefsi haklı görsen havaya girer
Yoksulluğu andım, solcusun dendi,
Doğruları anmak neden sol olsun?
Yolsuzluğu andım yolcusun! dendi,
Öyle bir yol bana niçin yol olsun?
Haksızlık adetmiş! Yaşanır rahat,
Dilini kaybetmiş insana acı
Dilde ele hayran falan filancı.
Çiçek ile yaprak örter ağacı
Kuru dal doğada kalır yabancı.
Özünden kopmalar dil ile başlar
Aç bak yüreğine aşktan ne kalmış,
Umarım paslanıp, küllenmemiştir
Filiz veren tohum derine dalmış
Bulup iklimini çillenmemiştir.
Uzaklaşma aşktan gençlik çağında
Herkes öz diline saygı gösterir
Ben gösterir isem ırkçı mı derler?
Türk'e düşmanlığı gizlice yürür
Gün yüzüne çıkar, isyan ederler.
"Diller ve renkler se Hakk'ın ayeti"
Gecenin yarısı, uykunun değil,
Başlamadığım şey nasıl yarılar?
Direnme uykuna hürmet et eğil,
Beynimin içinde gezer arılar.
Ne çok sorun varmış aklımda olan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!