Hükümsüz Mühür Şiiri - Mustafa İhsan Alb ...

Mustafa İhsan Albayrak
37

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Hükümsüz Mühür

Yılların sırtında, bir ağır yük taşıdım,
Senin meçhul derdinle, dertlenip de yaşadım.
Ben sabır kuyusunda, vuslatı araladım;
Emek verdim yoluna, bir gün olsun bakmadın.

Döküldü dudaklardan, gizli kalan ne varsa,
Dedim: "Gönül senindir, dünya ahret yanarsa."
Mahcup bir özür sundun, hangi kalbin onarsa?
Öylece kaldın orda, bir kez olsun gitmedin.

Gönül kapısında, bekleyene gel demedin,
Git diyecek kadar da, değer de vermedin.
Ben senin rızanla, yanmaya razıydım amma,
Sen beni, yangınında olsa bir gün bile görmedin.

Açtığım o sofradan, ne bir lokma tattın sen,
Ne de bir yabancı gibi, çekip de gittin sen.
Beni bir arafın, ortasına ittin de;
Ne uzağa çekildin, ne bir adım gelmedin sen.

Şimdi bu garip halin, ismi nedir, bilmem,
Gözümden akan yaşı, senin için silmem.
Öyle bir mühür vurdun da, bende beni bilmem;
Ne murada ererim, ne de bir sefa görmem.

Mustafa İhsan Albayrak
Kayıt Tarihi : 16.04.2026 08:25:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Bir yıl boyunca sessiz bir gölge gibi takip edilen, her adımda izi sürülen bir hayalin; altı ay süren o yoğun ama sonu gelmez kelimelerle somutlaşma çabasıdır bu şiir. Şair, Ankara’nın o meşhur ayazında, Söğütözü’nün ruhsuz ofis binaları arasında, cebinde biriktirdiği binlerce cümleyle çıkar karşısındakine. Bütün o emek, o dertle dertlenme hali, aslında bir "itiraf" değil, bir "teslimiyet" olarak masaya bırakılır. Karşı tarafın her şeyi bilmesine, o yangını en başından beri izlemesine rağmen; ne bir adım geri gidip yolu açması, ne de bir adım ileri gelip eli tutmasıdır asıl mesele. Sunulan o mahcup "özür", aslında en büyük cezadır. Çünkü özür; bir reddediş kadar kesin, bir kabul kadar sıcak değildir. Şairi ne kapıdan içeri alan ne de kapıdan kovan o tavır, hayatın tam ortasına vurulmuş hükmü olmayan bir mühürdür. Şair o akşam, Ankara’nın ışıklarına bakarken şunu anlar: Bazı insanlar sizi sevmez ama gitmenize de izin vermezler. Sizi kendi yörüngelerinde, o bitmek bilmez arafta tutmayı bir hak görürler. İşte bu şiir, o "arafta" bırakılmanın, ne murada ermenin ne de huzur bulmanın mümkün olmadığı o tıkanmışlığın, kağıda kanla düşmüş vesikasıdır.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kıpçak
    Tuna Kıpçak

    o dertle dertlenme hali, aslında bir "itiraf" değil, bir "teslimiyet" olarak masaya bırakılır...

    şiir değil nesir çalış dostum sen... muhteşem bir ifade, tebrik ediyorum; sakaryadan "söğütözü"ne selamlar :)

    günaydın... erken "uyanmışsın"... bir daha da aynı hataya düşme, peki...

    Cevap Yaz
    Mustafa İhsan Albayrak

    Abi 69’dan 96’ya selamını aldım, başım üstüne. Rakamlar ters olsa da gönül sızısının yaşı yokmuş, onu anladım. Nesirde kalemi bana kırdırdın ama şiirin hakkı baki... Selam ve saygıyla.

TÜM YORUMLAR (2)