Her gece, kalemimle buluştuğum o anlarda,
Sessizliğin içinde seni anlatmak için fırsat bulurum
Kelimeler, yavaş yavaş dökülürken kağıda,
Mürekkep, uykusuz gözlerimin tuzuna karışır,
Saklı cümlelerin gölgesinde yankılanır adın.
Solgun harflere anlatırım özlemimi
Bir yıldız kayarken gökyüzünde,
Gözlerini bana diktiğin an anladım,
Ellerin titriyordu,
Sanki parmak uçlarımız birbirine değse
Gün batımında kırılan bir dalga gibi geldin,
Sevda, sessizliğime çarpan ilk şimşek oldu.
Aşk, bulutlara yazdığımız o gizli mısra
Gecenin koynunda ürkek ve titrerken yıldızlar,
Umut, yüreğimde çağlayan bir nehir, kayalıklarda filizlenen sarmaşık
Bir kuşun kanadında başlar yolculuğum,
Rüzgârın sırtına yazılmış bir aşk destanı.
Dağlar devrilirken ayak izlerimde,
Yüreğim, fırtınaya açılan bir sancaktı.
İstemem gelmesin baharım yazım
Sensiz olacaksa gülmesin yüzüm
Şu koca dünyada bir tek hayalim
Cana can olacak bir sevda var mı
Ömrümü geçirdim hep hayalinle
Gökkuşağı açtı şimdi ömrüme
Canıma can olan gelini sevdim
Sırma saçlarını bağla gönlüme
Zülüf düşen yüzde telini sevdim
Bilemezdi kalbim kurak yerlerde
Sevgi bir ilkbahar yağmuru ve bir bahçıvanın sabrıdır
Az gelirse, güneşi kırarım bulutlardan,
Gözyaşlarımı sel eylerim
Köklere su değil, kalbimi akıtırım
Çatlak toprakta bile filizlenir “sen” tohumu,
Açan her çiçek adını fısıldar, her yaprak, bir “daima”…
Sevgi dediğin; ruhun gizli dolabında saklanan,
Tozlanmış raflara değil, açık ellere emanet edilen hazine!
Cimri davranılmaz ona; kilit vurmak ihanettir,
Çünkü paylaşılmayan sevgi, küflenen ekmek gibi içten içe çürür!
(KADIN)
Dışarısı çok gürültülü sevgilim...
İnsanlar birbirini anlamamak için yarışıyor sanki.
Herkesin acelesi var, herkesin bir öfkesi.
Aprin Çor Tigin, Orhun'un sessizliğine ilk dizeyi kazıdığında,
Sözün çivisi saplandı zamanın alnına!
Göktürk alfabesiyle yazılan o ilk mısra, bir kartalın kanadından düşen tüy gibi,
Bin yıl sonra bile titreyen bir şafak oldu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!