Holy Moses Saloon Şiiri - Alper Tunga 3

Alper Tunga 3
100

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Holy Moses Saloon

Tanrım! toprağı kazanlara bakın.
bir sürü amaçsız kaçak burada;
ve burası ; yeni dünya topraklarında
şehvetle arayıp, buluyorlar...
ve ben!
ve yarından sonra!
ve şu an!

dinle! altın dişleri sevmiyorum.
beni haydut zannedenleri de
gülümsemeyen insanlardan nefret ediyorum.
ben! aklımı kaçırdığımı düşünenler için!
çizmelerime bakman rahatsız edici
tamam dinle!
o desenleri ben çizmiştim, aptalca mı?

şimdi!
Holy Moses'a gitmeliyim!
acele et! bu bir soygun değil
takas ve canınızın değeri..
hepiniz ve benim için... bir borç!
teşekkür etmeyin, önemli değil!

mermiden hızlı koşacağını zanneden biri
ah... onu izlemeyin! ben; ona gülemiyorum!
koş Yankee! koş!
artık bir mermi eksik!
ve de tahammülüm.
şimdi her şeyinizi!
her şeyi!
ve altın dişlerini!
iğrençsin bunu nasıl yapıyorum...

HOLY MOSES SALOON!

dostlarım mı?
altına hücum!
herkesi soyan soyguncular
ve o soyguncuları da soyan, soyguncularız.
eskiden... yani; onlar varken!
ve şimdi kendimizi de soyan soyguncularız..
Schörp!
Freddy! hayır!
Tanrım! salyangozlar gibi kendi içimize çevrildik!

Holy Moses'ta gece;
haydutlar, poker masaları... danslar
bir kaç kişi dışarıda ve zorla!
ve servetini kaybedenler...
ağlama! koca bebek!
burası maden cenneti
sadece bulduğun anı söyle bana
atım bu şakalardan nefret ediyor

ve yine Samantha!
orası benim yerim! diyor.
hoş geldin! içer misin?
Samantha!
Samantha?

hayır! içemem akrebin gözleri!
ben seni görmeye geldim.
evet! yüksek sesle okudum...kahretsin!
Samantha! sen ve o zihnimde belirdiniz.

Holy Moses!

dansçı kızlar, haydutlar!
poker masaları! her yer!
saat kaç? cinnet saati değil!
o kocaman avize yanıp sönerken...

gülümse Holy Moses Saloon!
kovboy dinamitlerle geldi.
hepsi kaçıyorlar... bekleyin!
söyleyeceklerimi dinlemediniz
gülümsemeyen insanlardan nefret ediyorum.
ve beni haydut zannedenlerden...
ah Tanrım! gittiler...

bu salon bir portal gibi...
gidelim Samantha ve gözlerin çok güzel!
ne olur bir daha içme! delirelim...

Akrebin gözleri! ben değilim, sen de değilsin.
sana benzemiyor ve biz de değiliz.

Holly Moses'ta büyük çöküş;
günahların ve suçların adresinde
bir bedduanın yaşanma anı

bir kovboy atıyla ay ışığına karıştı
ve uzun saçlarıyla savrulan Samantha
loş bir ışık, silüetler ve ayın izleri...
ateş suyu saçıldı yerlere ve meksika içkisi...

Holy Moses; burası günahların adresi!
bu yangının içinden en çok Samantha gülümsedi

onun konforlu o mor sandalyesi
ve artık her şey; bir kasaba efsanesi.

ismin Birickt! biliyor muydun?

senin gibiyim bende ilk önce insanlardan nefret ettim.
ve ben hala nefret ediyorum. insanlardan... İnsanlar!
onlar güzelliğin düşmanı...onlar tahammül edemezler.
ve onlar bu düşmanlığı sonsuza dek yapacaklar.

ama aklımızdan değil!
bunu yapalım!
Kahretsin bu çok zor!
ben yapıyorum, Samantha!
aklımızdan değil! bunu tekrar tekrar!
aklımızı sevelim mi?

Holy Moses ve o sandalye şu an yanıyor.
biz kasabadan uzak bir gölün kıyısında kalalım

geleceğe bak!
unutacağız!
iyileşeceğiz!

bir şey biliyorum ben;
o ormandan at sırtında
mahzun atımızla... istersen gözlerini kapat!
o kendi ayak sesinin yankısında koşarken
biz onu teselli eder ve yönlendiririz
bu ormanın biz; en kadim yerlileriyiz.
hep birlikte yeni bir kasaba
ve mor sandalyesiz...

inanır mısın duyuyorum
o karmaşık senfoniyi harika yönetiyorsun
sen ve notaların beynimde
ben izlerinden şarkılar dinliyorum

yönetelim! alkışlayan olmayalım
ışığı açalım! birlikte izleyelim.
ikimiz iki ayrı koldan birbirimize düşelim.

ben o sandalyeyi aradım. artık senden miyim?
gidelim mi? neden deme hiç...
üçüncü günün akşamında
ikimize yeni bir sandalye seçmeliyim

üçüncü güne kadar;
bu tekinsiz coğrafyada her an her şey olabilir.
delinin biri; sizin deli olduğunuzu iddia edebilir.

dinleyin!
gülümsemeyen insanlardan nefret ediyorum.
çizmelerimle alay edilmesinden de

Samantha şimdi!

dahiliğimi delilik sananları sevmiyorum!
ve güzelliğimin hayranlarını da

bu bir soygun değil! ama acele edin!

altın avı için vahşi batıda
soyguncuları soyan soyguncular...
ve onları soyan soygunculardan kurtulan.
ve tekrara soygunlar yapmaya başlayan biz!

yani ikimiz!

Alper Tunga 3
Kayıt Tarihi : 23.07.2026 00:37:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


günlüğüne ara sıra baksam da tam okumamıştım ama sanırım okumam gerekli affet beni... normalde kimsenin günlüğüne bakmam...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!