Aklın var ise eğer,
İncinsen de incitme.
Öyle söyler büyükler,
İncinsen de incitme.
Yaratılanı hoş gör,
Ahir zamanda tuhaf haller gördüm,
Tavşan, aslana hava atıyordu.
Anlayamadım, çok kafayı yordum,
Aslan, tilki ininde yatıyordu.
Kurbağa korosu şarkı söylerken,
Eğirdir’de şafak söker,
Erkenden çalar bandolar.
Yiğitler meydana çıkar,
Koçyiğitler komandolar.
Sayar yürüyüş kararı,
Günahkârla günahsız, bir arada yatarlar,
Zenginle beş parasız, bir sırada yatarlar,
Mevlâ kerimdir, elbet affeder günahları,
Kul hakkıyla gidenler, vay, nerede yatarlar?
Serin midir evleri, ağustos sıcağında,
Koçyiğide dağda ölmek yakışır,
Şehâdeti nimet bilmek yakışır,
Yüreksiz ininde titrer korkudan,
Şehide, ecele gülmek yakışır.
Hayatın en güzel o çağlarında,
Nazlı çocuklar, nasıl özledim sizi
Ürkek ceylan bakışlı gözlerinizi
Arada bir rüyama girecektiniz
Yoksa unuttunuz mu sözlerinizi?
Gamlanma ey gönül boşa,
Gamlanacak ne var sanki?
Yazılanlar gelir başa,
Ne dem bâki ne gam bâki.
Ne servet ne mal senindir,
Ne görüyorsan çevrende,
Muhammed’in (SAV) nurundandır.
Yerde, gökte, tüm evrende,
Muhammed’in (SAV) nurundandır.
Çağlayanların akışı,
Öğretmenim sabah erken,
Görünür okul yolunda.
Koşar okula giderken,
Hakk’ın kelâmı dilinde.
Okul kapısında bekler,
Öğretmenim pencereden,
Çocukları izliyorsun.
Belli nemli gözlerinden,
Onları çok özlüyorsun.
Ağlayan bir çocuk görsen,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!