Afacanım, nasıl özledim seni,
Küçük dostum, gönül sızım Konuralp!
Dayanamam yakar hasretin beni,
Oğul balım, körpe kuzum Konuralp!
Cennetten bir koku vardır teninde
Gün gelir ölürsem şu gurbet elde,
Dostlarım gurbetten alsın, götürsün,
Bırakmasın burda garip bir halde,
Yaylada serin bir yere yatırsın.
Haber salın, eşe dosta, yârâna,
Geçti kırk üç yıl çok hızlı çocuklar
Cennet gülü, güzel yüzlü çocuklar,
Gül kokulu, ceylan gözlü çocuklar,
Temiz kalpli, doğru sözlü çocuklar,
Sevgisi gönlümde gizli çocuklar,
Hepsi hoş, erkekli kızlı çocuklar…
Kutlu kelâm, seni ucuz mu sattık?
Seni haykıranlar, senden bîhaber.
Kirli siyasete kurban mı ettik?
Yâ Allah, Bismillah, Allahûekber!
Ülküsüz, davasız kalabalıklar,
Yaylada akşamdır, hava kararmış,
Çöktü üstümüze bir siyah perde…
Gökte herkesin bir yıldızı varmış,
Arıyorum, benim yıldızım nerde?
Yaylada çocuklar, gözleri mahmur…
Yaylam seni son bir kez görür müyüm?
Göremezsem sen sağ olasın yaylam.
Ben seni görmeden hiç durur muyum?
Vadem yete, bensiz kalasın yaylam.
Yaylam yıkasınlar beni suyunda,
Benim yaylam, yüce dağlar başında,
Aklım kaldı toprak ile taşında.
Pembe, mor çiçekler açar döşünde,
Yaylalar içinde bellidir yaylam.
Her mevsimde başka renkte görünür,
Karanlık gecede, serin yaylamda,
Yıldızları seyre dalmak isterim.
Dulda koyaklarda, yelli bellerde,
Bir başıma garip kalmak isterim.
Kınalı keklikler öter uzakta,
Ezan okunmadan binip atıma,
Seher vakti düştüm, yayla yoluna.
Tüfeğimi çapraz asıp sırtıma,
Seher vakti düştüm, yayla yoluna.
Biraz korktum Cinliceviz’in ordan,
Yüce dağda yorgun pınar,
Suyundan içenler nerde?
Başındaki ulu çınar,
Yaylana göçenler nerde?
Güzeller suya gelirdi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!