Delikanlılıkta çok genç yaşımda
Yüce bir ülküm var idi düşümde
Türlü türlü sevda gezer başımda
Hiçbir şey bilmeden öğretmen oldum
Çocuklardan sevgi neymiş, öğrendim
Anadolu’da bir köyü özlerim,
Ruhumda seherin serin nefesi.
Köylüler işine koşar, izlerim
Okul yollarında öğrenci sesi…
Köylerin adında bir güzellik var,
Küçük meseleler yormasın bizi,
Büyük ülkülere bir yol bulmalı.
Aciz görmeyelim biz kendimizi,
Rehber Kur’an, hedef Turan olmalı.
Rehbersiz gidenler hedef bulur mu?
Muhabbetim sanadır, bütün sevgiler yalan,
Varlığımın sebebi, derdimin dermanısın.
Adı günde beş vakit semâlarda duyulan,
Şu ferman dinlemeyen gönlümün fermanısın.
Gururu, kibiri koyup kenara,
İzinden gitmeli Son Sevgili’nin.
Sonunda ne makam kalır ne para,
Gönlüne girmeli En Sevgili’nin.
Nice kullar kara yerde yatıyor,
Mevsim artık hazandır, sararıyor yapraklar,
Düşüp kara toprağa, kararıyor yapraklar.
Biz de bir gün sararıp düşeceğiz toprağa,
Örtecek üstümüzü elbet kara topraklar.
Vatanın toprağına karışırken tenimiz,
Kim demiş bu son bahar,
Yine gelecek bahar.
Bademler çiçek açıp,
Yine gülecek bahar.
Her nesnenin sonu var,
Bir yükselen bayrak, bir daha inmez,
Türk yurdu esirken sancımız dinmez,
Davranın yiğitler, azatlık günü,
Bedel vermeden, yurt kadri bilinmez.
Bir milletiz, iki devlet kurmuşuz,
Gayretin beyhude, çaban boşuna,
Toprak her saniye seni çağırır.
Vaziyet bu, gitmez belki hoşuna,
Toprak her saniye seni çağırır.
Bir zaman üstünde gezdirir seni,
Sensiz odalara güneş girmiyor,
Gözlerim güzellikleri görmüyor,
GAP Vadisi bana huzur vermiyor,
Urfa sensiz çekilmiyor, Ilgın’ım!
Parklarda çiçekler, renkleri solgun…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!