Çay demliyor kuşluk vakti bir nene;
Ocağında Hasanoğlan sesi var.
Bebeğini emziriyor bir anne;
Kucağında Hasanoğlan sesi var.
Esbap yunmuş, bir kız tokaç vuruyor
Hasret güzeldir balım
Gayretsiz iklimler zorlar gibi insanı
Gerçekleşmez ha deyince kavuşmak
Olmaz hani
İsteyince bir dilek.
Ekmek teknesidir çalışan için;
Emektir hastane koridorları.
Helalinden lokma bölüşen için;
Yemektir hastane koridorları.
Reçete beklenen bir yapı gibi
Kazadır, belâdır, can pahasıdır
Elimdir hastane koridorları.
Hekim yuvasıdır, tıp sahasıdır
Bilimdir hastane koridorları.
Hayat parça parça, kısım kısımdır.
Adı Havva Günyel’dir, canım anneannemdir
Her sorusuna felek, kötü verdi cevâbı.
Ona kapısı örtük yer bence cehennemdir.
Sayamam bu dünyada işlediği sevâbı.
2005 / Mamak
Hayat şekil değiştiriyor;
Kalmıyoruz fazla.
Kayıp akıyoruz yıldızlara ulaşıp
Ya da kör bir çukura yatıp sessiz
Bakıyoruz geçmişe.
Kalmıyoruz fazlaca.
Has sevdaya menzil almak istersen;
Yar yolunda git dönmeden arkana.
Örnek aşka şahit olmak istersen;
Dur da bir bak Hayriye’yle Gürkan’a.
21.01.2023
Yeşil bir kış günüydü; maviye çalan
Usum sesleniyordu upusul usum;
“Unut haydi” diyor muydu? “Her şeyi unut”
Bilmiyordum;
Özlem, şakağımda tutsak.
Devrilmiş bir gülsuyu şişesinden akar gibiydi cismin.
Hikmet Nazlı Şiirinde Biçim ve Psikoloji: Hece ve Serbest Vezin Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme
Bu makale, Hikmet Nazlı’nın şiirlerini psikolojik yapı ve biçimsel tercih bağlamında incelemeyi amaçlamaktadır. Şairin hece vezniyle yazdığı şiirler ile serbest vezinli şiirleri karşılaştırmalı olarak ele alınmış; her iki biçimin farklı ruh hâllerini ve bilinç düzeylerini temsil ettiği gösterilmiştir. Çalışmada, Nazlı şiirinde aşk, hasret, sitem, kabulleniş, emek ve ölüm temalarının nasıl bir psikolojik harita oluşturduğu ve bu haritanın şairin poetik dünyasıyla ilişkisi tartışılmıştır.
1. Giriş
Hikmet Nazlı, 4 Mayıs 1986’da Ankara’ya bağlı Elmadağ ilçesinin Hasanoğlan mahallesinde doğmuştur. Hasanoğlan, deniz seviyesinden yaklaşık 1.200 metre yükseklikte İdris Dağı eteklerinde yer alan köklü bir yerleşimdir. 1941–1947 yıllarında burada kurulan Yüksek Köy Enstitüsü, Türkiye’nin eğitim tarihinin önemli bir parçasıdır. Nazlı da çocukluğunu bu yörede geçirip 2004’te Hasanoğlan Atatürk Anadolu Öğretmen Lisesi’nden mezun olmuştur.
Şairlik yolculuğunun ilk dönemlerinde özellikle hece ölçüsüyle yazdığı şiirlerinde aşk, memleket ve hasret temalarını genişçe işler. Hatta 2023’te yayımlanan Gel Gidelim Yârim Hasanoğlan’a adlı memleket şiirleri kitabında bu aşkın bir yansımasını görürüz.
Nazlı’nın şiirlerinde Hasanoğlan’a yönelik güçlü bir aidiyet ve özlem duygusu vardır. Bu şiirler, kronolojik olarak 2008’de kaleme aldığı “Diyorlar Bizde” şiiri ile başlar, sonra 2013’te yayımlanan “Hasanoğlan Marşı” ile ivme kazanır ve devam eder. Hasanoğlan Marşı, mekânın doğasını ve halkını yücelten epik bir üsluba sahiptir. Örneğin şiir şu dizelerle açılır:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!