Resim sanatında ihtirası var
Dostudur fırçanın, rengin, boyanın.
Gelincik bahsinde ihtisası var;
Güçlü ressam Hikmet Çetinkaya’nın.
Ulaşılmaz sohbetinde doyuma,
Ey İslamiyet’in yolu, ölçüsü;
Muhammed Mustafa salât-ü selam.
Yüce Yaradan’ın kulu, elçisi;
Muhammed Mustafa salât-ü selam.
Cahiliye dönemine son veren,
Geç kalktım,
Geç kalan merhabalar gibi
Yitik selamlar, yersiz kelamlar
Ve de gecikmiş vedalar gibi
Ağlar gibi.
Biricik kardeşime…
İçime gün doğar onu görünce;
Umutlu dem, mutlu andır Sabiha’m.
Ey cefâlı dostlarım, iyi ve kötü günde
Hakkıma destek olan bileğiniz sağ olsun.
Bu yürek çok sevinir sizlerle güldüğünde
Hayaliniz, düşünüz, dileğiniz sağ olsun…
Kamçılasın tüm alkışlar
Gururumu ovuştursun.
Dert yükümü o bakışlar
Derman olup savuştursun.
Sahnendeyim; mekân senin.
Ölmeden bir şair, kıymet bilmeye
Mecbur ve hasretiz, es geçmek olmaz.
Hepimiz dünyaya geldik ölmeye;
Bir daha gelir mi Ertuğrul Yılmaz?
Yine bir kedi ölümü
Sezinlediğim.
Duygular yıpraşık, keşmekeş gece.
Hüzün mü var, telaş mı?
Öfke mi var, elem mi?
Güne kavuşur mu evhamlı gönül
Ne olur şair kız, zamanında gel,
Ânı batırınca gelirsen olmaz!
Sana da bana da kapıda ecel,
Canı yitirince gelirsen olmaz!
Sorarsanız Baydere ne tarafta kalacak?
Çizsem; ya bir duvarda, ya da rafta kalacak.
Ben onun dostluğunu yüreğime nakşettim;
O ne geçici yerde, ne de lafta kalacak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!