Aşık olmalıydım hakayık bir düzlemde sana
Peşkeş çekmeden duygularımı arka bahçelerime.
Ötekileşmiş cesaretleri omuzlayıp gayretle;
Duyumsayarak inanç.
Samimiyetle, sana.
Belli çerçevede bir kalıp gibi kalıp orada
Nerede dünyaya saraylar yapan;
Ona da kalmadı, sana da kalmaz.
O kamelya, bahçe, o tarla tapan;
Bana da kalmadı, sana da kalmaz.
İnsan akar gider, hayat bir sebil.
Yeter ki sen beni tanımak iste;
Sor, ahbaplar beni sana anlatır.
Hakkımda duyduğun o konuşmalar,
O hitaplar beni sana anlatır.
Aşkının derdinden efsâne oldum
Gayri dağa, taşa yazarlar beni.
Bozulmuş devranın eline kaldım
Alır, kalpten kalbe pazarlar beni!
Duruşu net, kalbi su gibi berrak
Kir tutmaz, ne sisli ne de pusludur.
İşine sevdalı, eşine âşık;
Kim dersen; can ablam Beyhan Uslu’dur.
Sakın benden yana kalmasın kuşkun
Yürekten sevdayı sildi bil gitsin!
Bittiğini farz et böyle bir aşkın
Zaten baştan beri eldi bil gitsin!
Bilmem nasıl yedi seneler beni
Buruk anlar yaşadım.
Kırık aşklar, vedâlar.
Güzel şeyler de vardı
Coşkun ve mutlu anlar,
Sevda saklı bakışlar,
Yetti yediğim kazık, bitti attığım kulaç;
Boğulmaktan kurtuldu, şimdilik can karada.
Düştü heybemden azık, gitti yuttuğum ilaç;
Kırmızıyı tüketti damarda kan karada.
Umutlar ner’de kaldı? Ayazda gelmediler,
Ey şiir defterlerim, arşivim, kitaplarım,
Ey koleksiyonlarım, günlüğüm, hitaplarım.
İşte terk edip gittim, fâni hayat son buldu.
Benden sonra yeriniz ne şekil bir yön buldu?
Bugün hiçbir hayâlim ulaşmadı beyaza
Çünkü tüm geçmişimi dün karada bıraktım.
Kışın yiten umutlar belki gelir bu yaza
Bütün baharlarımı Ankara’da bıraktım…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!