Nerede dünyaya saraylar yapan;
Ona da kalmadı, sana da kalmaz.
O kamelya, bahçe, o tarla tapan;
Bana da kalmadı, sana da kalmaz.
İnsan akar gider, hayat bir sebil.
Bir kansın sen de
Can içinde.
Baş oldun kan olunca.
Kandın ya!
Sonra kandın çünkü can olanlara.
Kanmaktı hünerin sargın düşüncelerle.
Yeter ki sen beni tanımak iste;
Sor, ahbaplar beni sana anlatır.
Hakkımda duyduğun o konuşmalar,
O hitaplar beni sana anlatır.
Duruşu net, kalbi su gibi berrak
Kir tutmaz, ne sisli ne de pusludur.
İşine sevdalı, eşine âşık;
Kim dersen; can ablam Beyhan Uslu’dur.
Yetti yediğim kazık, bitti attığım kulaç;
Boğulmaktan kurtuldu, şimdilik can karada.
Düştü heybemden azık, gitti yuttuğum ilaç;
Kırmızıyı tüketti damarda kan karada.
Umutlar ner’de kaldı? Ayazda gelmediler,
Huzurlu bir yolda ölmek niyetim,
Israrım var gönül, sen Hakkı söyle.
Yeltenme umudu kırıp dökmeye,
Ömrümü sökmeye ilişme gaflet.
Kıymet verdiğim dost ve memleketim,
Beni anlamaya bir çaba sarf et.
Biri babaannem, birisi halam;
Biri Zeliha’dır, biri Nilüfer.
Evim, atam, yurdum, yoldaşım, sılam;
Biri Zeliha’dır, biri Nilüfer.
Birlik beraberlik tutkuları var,
Sonradan eklenmiş imgelerle sevdin beni
Eğreti eklemlenmiş.
Pişkin zannedilmiş yanık
Ve pişkince sevdin beni.
Takma isimle yazılmış bir makale
Yıllardır aynı şeyler yaşanıyor bu evde;
Sen bana küsüyorsun, ben sana küsüyorum.
Birbirimize saçma duygular pazarlayıp
Sen “duyar kasıyorsun”, ben “duyar kasıyorum”.
Ne olacak bu ahval, nereye kadar böyle?
Ne deyim kardeşim; bu işler böyle
Biraz neşe, biraz çileli ömür.
Doğruyu kovala, doğruyu söyle;
Bırakma ardında hileli ömür.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!