Şair Abdurrahim KARAKOÇ, Hasan’a yirmi tane mektup yazmıştı,
bir tanede ben yazdım, umarım eline ulaşır.
Sen köyden gideli dertler çoğaldı
Böyükler sağ olsun, veriyor Hasan
Muhannete muhtaç fertler çoğaldı
Memleket adına tüm bu olanlar
Sıkıyor canımı, sıkıyor Hasan
Mülteci değilmiş gelip kalanlar
Ensar muhacire bakıyor Hasan
İndi yüksek faiz kırdı havanı
Tatil yeri oldu köyün obası
Kimse koyunları sağmıyor Hasan
Tarlada tapanda neyin çabası
Verdiğin emeğe değmiyor Hasan
Sırtımıza yapıştıkça keneler
Tatlı dili, şeker gibi,
Biri Hasan emmi biri.
Oduna sürer eşeği,
Kiri Hasan emmi kiri.
Altın varak köşke gerek
Dünyaya patronum deme
Siyonistin uşağısın.
Neyine gerek mertebe
Aşağıdan aşağısın.
Kanlı katil baş gardiyan
Siyah kare, beyaz kare
İşte böyle hayat oyunu
Yok aslında mata çare
Vezir yapsa da piyonu.
Hayat olmuş çarşı pazar
Yedi göbekten bizim köylü
Badem bıyıklı, orta boylu
Onbaşı derler, forfor soylu
Bizim köylüdür Hayri ağa
Hemi ağadır hemi paşa
Şehire göçmüştü düğünden sonra
Hanıma söz vermiş, tutuyor şimdi.
Daha ilk günlerde düşmüştü dara
Yutkunup, yutkunup yutuyor şimdi.
Kiminin hayali vardır, silinmez
Bu dünyadan biraz huzur umalı
Kalabalık şehirlerde tekim ben
Boşa geçmiş bir hayatın hamalı
Can kuşuyum ten kafese yüküm ben
Kara bahtım ta ezelden karalı
Bu yaptığın beş değil, on değil
Sana çalışıyoruz biliyor musun?
Çaldıkların ilk olmadı son değil
Bu akşam yine geliyor musun?
Utanmadan çalıp çırpıp aşırdın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!