Anadolu bozkırının tutkusu,
Çobanların dillerinde türküsün.
Çocukluğumun bahar muştusu
Gurbet elde düşlerimin süsüsün.
Sordum eski köylüymüş
Müdür karısı Nigar.
Sosyeteye tam uymuş
Müdür karısı Nigar.
Yirmi yaşına gelmiş
Ninem; bu mektubu sana yazdım
Azıcık içim doldu haberin olsun
Bu olanlardan iyicene bezdim
Her şey bizi buldu haberin olsun
Eski köy kalmadı ne bağ var ne tarla
Ben her şeyi bilirim der, fikir fakiri
Nasıl köşe dönerimdir, fakir fikiri
Yirmi birinci yüzyılın insanı
Beyni ev sahibi, aklı kirada
Beyhude yaşar müslümanı
Alnı secdede, gönlü parada
Günlerden Pazartesiydi
Aylardan Haziran
Saat on ikiyi çeyrek geçiyordu
İşte o an.
Belki bir karacaydı
Belki de bir ahu ceylan.
Selam söylen, Karahisar iline
Höllüğünü, toprağını özledim.
Eğri belden esen hoyrat yeline
Ağaçlarda yaprağını özledim.
Kılıç kaya gözyaşımı saklasın
‘’Gücük ayı’’ fırtınası gibidir
Yayla gediğinden eser Pehlivan.
Adamlıkta, adamında dibidir
Önüne geleni keser Pehlivan.
Taş duvar evi var sade, yalınca
Kuşluk vakti ötüyor
Pehlivan’ın horozu.
Türlü çalım satıyor
Pehlivan’ın horozu.
Rengarenk teleği var
Aniden vermiş, evlenme kararı
Hatçem gelin gidiyor, neyleyim.
Hiç kimseye olmadı ah-u zarı
Hatçem gelin gidiyor, neyleyim.
Bomboş kalacak buralar artık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!