Dün bizim sırtımızda
Kambur olmasın sevdiğim
İdama mahkum edelim onu
Sen ve ben
Ben ve sen
Kurşuna dizelim!
Anlamaz kimseler beni
Beni ben anlayamadım
Anlamaz kimseler seni
Seni ben anlayamadım...
Kader mahkum iki ana
Bir divaneyim çağların ardında
Saatim Fatih'te, Yavuz'da kalmış
Fakirim, bir lokma yok kursağımda
Altın paralarım havuzda kalmış.
Güçlüydüm, yürekliydim Kür'şad gibi
Bu gece sevdiğim
Seninleyim
Bundan önceki
Ve
Ondan önceki gecelerde
Seninleydim...
Üşür gözlerimde siyah pencere
Camda hayaline bakar giderim
Güneş karanlık yağdırır göklere
Işığı görmeden akar giderim…
Bir mavi fırıldak olmuş gökyüzü
Kubbe değil dönen, ben dönmekteyim
Düşümde bir nurlunun nurdan yüzü
Gittikçe hızlanıp erimekteyim...
Mekan sonsuz, zaman durmuş, hele ben
Hayata dair ne varsa çantamda sakladığım
Ay ışığının karanlık camda yansımasıdır
Işığın yolculuğunun bittiği bir yerlerde,
Mutluluk yüreğin sevgiliye ağlamasıdır...
Haydi yüreğim davran şimdi
Bu gün mektubun geldi
Sanki bana
Sanki ben
Mektup yollamışım,
Benim duygularımı
Bana sen anlatmışsın ortağım...
Bazı şarkılar vardı ki maziden
Mazisiz bir geleceğe yazılmış
O anlamsız nağmelerin peşinden
Çocukluğum darağcına asılmış.
Bazen deli gibi gürlerdi gökler
Yıllanmış bir çınarın ardında
Bir kahpenin sevdasına
Pusu kurmuş ölüm...
İyi bakılmış mavzer
Pırıl pırıl




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!