ruhuna şehirler sundum gidiyorm
bu şehirden
ki artık başkentim ol
istemm başkent olmak
gönlüne sultan olayım bana o da yetr
Başkentim olup baştan ve aşktan cıkartın beni
Ruhumun kelebeği uçtu yalnızlığıma
Ben baharın aşk babasıyken
Sen gittin ankara’na
Bulutsuz bir umut güncesinde
Gelmene arzular ekleyen arzu çiçeğim
Seninle aynı meyvede bağ olmak ister
RUHUN SİSLENİŞE İÇLENİŞİ
HAYRETTİN TAYLAN
Vaki yalnızlığı yücelten paragraflar asmalı bensizliği senden
Hüzünlü bir şarkıyla paylaşılan gecelerime sesin teselli ve teslimi
Sarılmadan gitseydin içimdeki haritanda bin bir hüzün kenti yok olurdu.
*Şimdi sorun şu: Neden hep sarıldı, hem gittinin sorusunda bin bir cevapsıza sızıyor yüreğim. O son sarılışın sınavını geçemedim.Hele sorunun ortasına düşen damlaların,hüzünlü bakışın, en çok da diyemediğin onlarca şeyin ortasında kaldım.
Şimdi soru şu sen şimdi gittin mi sahi.Buna gitmek denilir mi ki ben bin kez sana gelirken, ben milyon kez sana erirken söyler misin kadınsal ışığım.
-O nemli gözlerinle sarılıp gidiyorum aşkım, yüreğim,aslanım, bana bütün ilkleri yaşatan. İlk kez gidiyorum, ilk kezlerimde son kezlerimin mayınları düşeli.
-Ben bir yar yoluyum yüreğimde m’ayınlar, yolumda mayınlar.
Gelme diyemem, sevme diyemem, gitmeliyim damlalarımın emekçisiyim.Can kırıklarımın düşmanısın.Beni en güvendiğim dağlarda vurdun.Ürkek bir ceylan gibi seni severek bana yaşattığın, sevdamızla yeşillenen bin bir çiçekle açılan tutkunun kokusuyla, sevginin yelleriyle, özlemlerin kuşlarıyla, aşkın her tadıyla özel ve özerk bir yüreğe taşınmıştık.
İkiye bölünmüş bir aşkın gölgesindeyim.Gölge tekil.Bir yanım öbür yanıma uzanır,bir yanım yanımda uzanamayan sen’e uzanır.Solum üşüyor, sağım vuslatına dileniyor.
Ve hiç kimseliğin Köroğlusuyum . İçsel diriliş böyle başlar. Yani düşlerin yakıldığı, imkansızlıkların zırh giydiği; ama her şeye rağmen rağmenlerin epik lideri olarak içinden çıkıp dışına sığmadan onurlu bir direnişe yürümektir hiç kimseliğim.
Olağanüstü bir öykünün içinde temyiz edildi ruhum aşkla.Kendimi tanımazken, kendimi sevmezken aşkla hem kendimi tanımdım, hem kendimi sevdim. Senin sevgin kamilliğimin güneşi gibi kişiliğimde sönmezler bıraktı.
varılışın çekirdeğinde aslını giydiriyor aşk “aslın”
kılcal hayallerin kerem’i gibi düşlerine b’anıyor aslım
“düş”müş belkiler
saklı yüreğinde kalır meğerler
kendimi bulmanın devinimlerinde uyanır devler
masal ile asal olanı kerteliyor gerçeğin aynası
çağlar beyazlatan ırmaklarında kulaçlıyorum yalnızlığı
sularında arındım,susmalarında sustum,alıştım kendime
günümü öpen evlalı yüzünden artırılmış bekleyişler yansır
gülücüklerinin forasına kuruluyor kavmin takvimi
beni senden bir bir koparıyor yunuslar
suskularımın bütün dalgaları arınıyor arlarımda
ruhun y’ayı söylüyor mecralarımın sensiz muzdariplerini
lir bir içseliğin tanımsız hecelerinde derleniyor çalınışım
düş kendi algının frekansında ç’alacak seni
serenadın akli fiillerinde çekimleneceğim sana
alevine gelecek vuslatın bir gün öncesi
bir gün sonrasında kalacak dünyan
Şairzal:
-Aşk yağıyor Yazgısu
- Yazgısu:
-Islanıyor kalbimin etrafı , bu sen misin? Bu içimin aynasında taranan prensim sen misin yoksa Yusuf yüzü mü? Bu ruhumu ıslatan, bu aşkı ıslatan bakışın senden mi? Bir erkek kitabesi okunuyor içimde
-Çoktan seçmeli bir yalnızlığın şıklarındayım.
Bu a) şık) kı sen misin?
Soğuk bir kış sabahı çok sayıda aşk donmamak için hep birlikte ısınmak üzere bir araya toplanır. Donmak ile dönmeyi yanlış anlayan aşktan birisi donmak yerine dönmeyi seçer. Dönerken, donmuş bir aşkla karşılaşır.
-Mesafeyi çağıran mı, mesafeleri ağartan mı? Hangisi kendini
bulana kadar içsel bulantıya reeldi bilememişler.Gereksinim mi içsel doyum mu? Cevabı donan aşk, dönerken de donmaya sorular sorduğundan ağzı donmuş. Kalbin soğukluğu böyle başlamış.
Şimdi hoşluğun boşluğundan ve tekdüzeliğin tekil ismine baht olan aşkın hangi yüreğinde ısınır cümlelerin.Sözcüklerin marangozuyum; ama ayrılığın binlerce izi var bir türlü onaramadım.Bir türlü ayrılığa çeki düzen veremedim.Bir şekle sokamadım.
Istırap ve acı çekmeye bir renk, boya, sistem bulamadım. Hüznün boyacısı olmaya karar verdi.
"Mutluluk, bir yerde ve her yerde,hiçbir şey beklemeden dünyayı, insanları sevmektir."




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!