Yüreğine bağla gökkuşağını.
Bir yanı yüreğimde bağlı kalsın.
Büyüttüğümüz sevginin hatırına
Aşkın en şiddetli hallerinden geç…
Çocuksu düşlerimiz yittiği zaman,
Kollarına dola saçlarını baharın.
Ey deniz gözlü kız,
Bakıra çalan göğün maliliğinde yoksun!
Varla yok arasında sensiz ve sevgisizim.
Kayıp şehirlerin çıkmazında,
Çocuk düşlerimi saltığa çıkardım, bil!
Yoksan, ölüm çok yakınımdadır.
Düşsel bir hayal kurdum
Sevgi yağmurlarıyla yıkanıyordu
Dünyanın her bir yanı…
Ne savaş vardı,
Ne de barut kokusu.
Çocuklar kır çiçekleri gibi
Teze Mezarlarda Çiçekler Açmaz
Kapıyı usul usul aç, uzak yollardan geldim annem.
Yaşlı mevsimlerin ardından taze bir soluk getirdim senin için.
Sarışın bir yaprak gibi toprağa düştüğün günden beri yastayım.
Teze mezarlarda çiçekler açmaz bilirim.
Yanlılığının derinliklerine beni çekme kadın.
Bilirim o yalnızlığın içindeki yangını.
Gözlerinden akan yaşalar kanlı…
Yüreğinin kuytularında, karanlıklarda gül büyümez bilirim.
O kahredici yalnızlığın peşinden sürüklenirken ömrün,
Nefretin kordan ateştir, akan yaşların zehir!
Bahar zamanıdır şimdi.
Yayla göç çiçeği zamanı
Portakallar çiçeği burnunda gelinlik kız…
Nisan yağmurlarıyla yıkanırken şehirler
Birden köy kasababalar yaptım göç çiçeklerinden
Özgürlük şarkıları söylesin diye,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!