Sağır sultan dinlesin şimdi satırlarımın sükûnetini.
Evvela bir yudum alsın hasret kadehinden.
Sonra gözleri dalıp gitsin, benim gibi uzaklara.
Ve anlasın hasretin hicranını,
Hissetsin sensizken eksik kalan bir yanımı.
Bilmiyorum, bu hasret seher vakti esen yel midir?
Ay mıdır, güneş midir?
Yoksa beni yakan ateş midir?
Birbirine girdi beş duyum, altı yönüm...
Kaybettim gözlerinde dört elementi.
Ateş, su, hava ve toprak sanırdım.
Dördü de aşkmış senin babında,
Ey benim karlar ortasında açan Berfin çiçeğim.
Hangi yoldan geçtin, hangi kaldırımda kaldı kokun?
Söyle, oradan geçeyim...
Zor sanma sakın benim için.
Sana akar benim içim.
İçimin dehlizlerinde kayboldum.
Yüreğimin sokaklarına, caddelerine senin adını verdim.
Yollarım her daim sana çıksın diye.
Ama bu sefer başka...
Yılların hamal nasırı gibi,
Hasret küfesinin omzuma çöküşü...
Yalnızca aşkını taşımak için eğittim kendimi.
Ağır geliyor sensizlik gönlüme...
İşte ben de böyle erittim kendimi.
Neredesin sevgilim...
İlyas PayasKayıt Tarihi : 2.05.2019 02:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!