Çocuklarımız ölmesin, bir ninni daha yarım kalmasın,
Bir annenin sesi titreyip gecede kaybolmasın.
Küçücük bir kalp var, sessizce yardım isteyen,
Duy onu… çünkü bazen en derin çığlıklar sessizdir gerçekten.
Bir bebek düşün, gülüşü henüz dünyaya alışmamış,
Ellerini uzatmış ama tutacak güç bulamamış.
Defol git hayatımdan,
Ama kapıyı çarpma…
Zaten içimde
Yeterince gürültü var.
Sessiz git,
Yandım da sustum, kimse duymadı içimi,
Sen giderken ben kendimi kaybettim sessizce.
Bir tek sana yakıştı sandığım bu kalbim,
Meğer hep yanlış kişide atmış gizlice.
Deli Gömlek
Üstüme giydirdiler bir sabah ansızın,
Güneş daha doğmadan, umut uykudayken.
Beyaz dediler adına, temiz ve zararsız,
Oysa içinde saklıydı bin yıllık suskunluk.
Derin Duygular
Biliyor musun, insan kalbi ikiye bölünürken çıkardığı sesi duyamıyor.
Ama ben duyuyorum.
Her adımında benden uzaklaştığını hissederken,
İçimde kırılan şeylerin sessizliğini taşıyorum.
Beni sildin.
Hem de öyle aceleyle ki,
insan bir an durur sanır,
“Bir şey mi oldu?” diye düşünür.
Ama sen durmadın.
Adın Fakir,
ama mahallede herkes bilir
en zengin muhabbet sende.
Cebinde bozuk yoktur belki
ama akşamı kurtaracak bir espri
GECE GÖZLÜM
Gözlerin gece gibi,
Derin, karanlık ve sonsuz…
Bakışlarında yıldızlar var,
Ve her biri beni anlatıyor sana.
Gel gör beni aşk neyledi; bir katre iken ummanlara saldı da enginliğin sırlarına aşina eyledi beni.
Bir hiçlik gölgesiydim kendi nefsimin duvarında; bir “Lâ” nefesi esti de yıkıp geçti o karanlık haneyi.
Ben sandığım suret eridi zamanın ateşinde; adım, ünüm, varlığım bir serap gibi dağıldı da geriye yalnız Sen’in nişanın kaldı.
Kalbimin paslı aynasına bir tecellî şimşeği çaktı; her kıvılcımında başka bir âlem doğdu da gözlerim hayrete secdeye vardı.
Seyr ü sülûk yollarında nice menziller tükettim; her menzilde bir ben eksildi, her eksilişte hakikate bir adım daha yaklaştı ruhum.
Gelme sakın geri.
Bu bir sitem değil artık,
Bir yakarış hiç değil,
Bu, içimde kapanmış bir çağın
Mührüdür.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!