Deli Gömlek
Üstüme giydirdiler bir sabah ansızın,
Güneş daha doğmadan, umut uykudayken.
Beyaz dediler adına, temiz ve zararsız,
Oysa içinde saklıydı bin yıllık suskunluk.
Kollarımı bağladılar kendime doğru,
Sarılmayayım diye belki hayata.
Parmaklarım dokunmasın diye gerçeğe,
Avuçlarım boş kalsın diye umutlardan.
Duvarlar vardı, evet, dört yanımda sessiz,
Ama en kalını içimde örülendi.
Tuğlaları korkudan, harcı alışkanlıktan,
Yıkmaya kalksam elim titrerdi ilkin.
Bir deli gömlek bu, dedim kendi kendime,
Ama deli kim, gömlek mi, ben mi, yoksa onlar mı?
Çünkü ben koşmak istedim rüzgârla yarışarak,
Onlar yürümeyi bile fazla buldular bana.
Her dikişinde bir söz vardı işitilmemiş,
“Sus” diye başlayan, “ayıp” diye biten.
Her ilmeğinde bir bakış saklıydı sert,
Yargı dolu gözlerin görünmez ağırlığı.
Geceleri daha dar olur bu gömlek,
Düşler bile sığmaz içine o zaman.
Uyumak isterim, kaçmak için kendimden,
Ama rüyalarım bile zincire vurulmuş.
Bir kuş gördüm bir gün pencerenin dışında,
Kanatları özgürlükten yapılmış gibiydi.
Bir an için unuttum üzerimdeki yükü,
Kalbim göğsümü parçalayacak sandım.
“Gel” dedim sessizce, “al beni de yanına,”
Ama sesim içimde yankılandı yalnızca.
Çünkü bu gömlek sadece bedenimde değil,
Dilime de dolanmış görünmez düğümlerle.
Sordum sonra: Kim biçti bunu bana?
Hangi terzi ölçtü ruhumun sınırlarını?
Kim karar verdi ne kadar taşacağıma,
Ve ne zaman susacağıma kalbimin?
Belki annemin korkusu, belki babamın sesi,
Belki sokakların öğrettiği o eski masallar.
“Fazla olma” dediler, “taşma kabından,”
Oysa ben denizdim, kabım yoktu benim.
Bir gün denedim, usulca gevşetmeyi,
Bir düğüm çözüldü, ardından bir diğeri.
Korktum önce, çıplak kalırım sandım,
Meğer özgürlük üşütmezmiş insanı.
Sonra yırttım bir yerinden ansızın,
Bir çığlık gibi açıldı kumaş.
İçimden döküldü yılların birikimi,
Sessizlik kırıldı, dünya duydu.
Koştum, evet, ilk kez gerçekten koştum,
Ayaklarım toprağa değdiğini hatırladı.
Gökyüzü eğildi sanki biraz daha aşağı,
Ve ben ona değecek kadar büyüdüm.
Arkamda kaldı o beyaz hapishane,
Yerde bir bez parçası artık sadece.
Ne kutsal ne de gerekliydi meğer,
Sadece korkuların diktiği bir yalandı.
Şimdi sorarsan bana delilik nedir diye,
Derim ki: Kendin olmaktan vazgeçmektir.
Ve akıl, herkes gibi yaşamaya çalışmaksa,
Ben o aklı çoktan çıkardım üstümden.
Çünkü insan, en çok kendiyken gerçektir,
Ve gerçek bazen sığmaz hiçbir kalıba.
Bir gömlek yırtılır, bir hayat başlar,
Ve özgürlük, en sessiz anda haykırır.
Kayıt Tarihi : 20.04.2026 13:44:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!