NERGİSİM
Bir sabah serinliğinde doğdun içime,
Sessiz bir dağın yamaçlarına benzerdin.
Soğuk ve vakur, ama içten içe güneş,
Adın gibi nazlıydın: Nergisim.
Nisam,
sana yazarken elim ürperiyor,
kalemin ucunda bir sızı var,
her harf, kalbimden düşmüş bir damla gibi
usulca kağıda çarpıyor.
Ey gönüllere nur gibi doğan mübarek ay,
Adınla titrer zaman, adınla arınır dünya.
Hilâlin ince bir dua gibi göğe çizildiğinde
Semâdan rahmet iner yeryüzüne damla damla.
Sen ki sabrın mektebisin,
Gözlerin bir liman gibi,
Her fırtınada sığındığım,
Her kayboluşumda yolumu bulduğum…
Seninle başladım sabahlara,
Seninle bitti gecelere,
Sen Benimsin
Sen benimsin,
gökyüzünün sabahında uyanan ışık gibi,
gecenin en karanlık yerinde parlayan yıldız gibi.
Yalnızca gözlerime düşen bir sır değilsin,
Senden Yoksun Kalmak
Senden yoksun kalmak,
bir şehri terk etmek gibi,
bir istasyonda unuttuğum bavul,
içinde bütün hayatım,
Hüzün koydum senin adını
Bir sabahın serinliğinde sessizce yürüyorum
Rüzgârın taşıdığı eski hatıralar gibi, adın kulağımda çınlıyor.
Seni sevmekten korkmuyorum,
Korkum diz çöküp de inkâr etmektir kalbimi.
Ben seni seviyorum —
Sokak ortasında bağırır gibi,
Yumruğumu göğe kaldırır gibi,
Sen Ölmedin Kızım
Sen ölmedin kızım,
Ben hâlâ senin ayak seslerini duyuyorum merdivenlerden.
Kapı gıcırdadığında, koşarak gelişin var sanki,
Oyuncak ayını bırakıp,
Sensizliğin Gölgesinde
Bir zamanlar gülüşünle aydınlanırdı göğüm,
Şimdi karanlıklar içimde yankılanıyor.
Adını fısıldadıkça dudaklarım titriyor,
Sensizliğin soğuk rüzgârı yüreğimi sarıyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!