Bir Nisan yağmuru yağınca ince ince,
Bir uyanış başlar tüm alemde.
Yeniden başlar hayat her yerde.
Dalda, yaprakta, çiçekte.
Güneşi bir başka doğar Nisan ayının.
Sensizliğin en sıcak mevsiminde,
Hasretinle uzanırken sana;
Bir pervasız “merhaba”
Asıldı kulaklarıma.
Sehpada bekleyen bir mahkum olup,
Durdu zaman,
Mutluluğun sırrı sevmek,
Kalplere sevgi vermek,
Bunu bilmemiz gerek,
Öğretmen, Sevgi demek.
Çeliğe şekil vermek,
Özlemimle çekeceğim zamanı
Çift koparacağım takvimin yaprağını
Mazimi süsleyecek seninle anılarım
Rüyalarımda yeşerteceğim toprağını
Sevecen can çocukların çimenlerde
Zaman dedikleri o sahte merhem,
Sırtımda taşınmaz bir yük şimdi.
Umutla örülü her bir sitem
Tükeniyor bir bir
ömrümün yaprakları.
İnamıyorum artık,
Yollara düştüm, içimde bir neşe,
Adını haykırdım dağa, güneşe!
Gözlerin sanki bir havai fişek,
Patladı kalbimde, her yer pürneşe!
Haydi gel, ritmine dalalım raksın
Belki bir meltemim şimdi
Belki de bir lodos fırtınası
İçimdeki denizi coşturarak
Ilgıt ılgıt sana geliyorum
Kuru bir bulut gibi
Bilmem kaçıncı saati
Gülümseyerek gidişinin.
Dudaklarımda
Ateş alazı buselerinden artakalan.
İçimde Tanımsız duygular kördüğümü.
Masamda Sensiz akşamlardan damıttığım
Yok artık, o ihtişamlı yeşilliğim,
Gönlüm şimdi sarı bir bahar.
Ayazların soğukluğunda ellerim,
Dizelerimde hüzzamlı şarkılar.
Çözüldü, genzimdeki hıçkırık,
Böyle divane hallerimin
Sebebiydi gülüşün.
Okyanusların derinliğindeki
Volkan misali,
Bir coşkundum,
Bir dingin.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!