Bilmem kaçıncı saati
Gülümseyerek gidişinin.
Dudaklarımda
Ateş alazı buselerinden artakalan.
İçimde Tanımsız duygular kördüğümü.
Masamda Sensiz akşamlardan damıttığım
Kan kırmızısı şarabım.
Bir elim Diğer elimin tesellisinde.
Yegane ayyaşı olmak istiyorum
Bu akşamın.
Şarabın kıvraklığı üstünde yine.
Kadehte. Görsen, Bir naz, bir cilve.
Sana benzedi haspe
Bir de yandığım şu kırık hava yok mu?
Sanki o şarkıya başladı Sen raksa.
Bu şarap var ya bu şarap.
Aklımı başımdan alıp Sana sunuyor
Kafatasımda Kımız niyetine.
Bırak şu şarabı
Methiye bu meretin neyine.
Neden şöyle
Pür neşe olamıyorum ?
Umursamaz bir kahkaha
Patlayıverse Duman kurusu duvarlarda.
Solmasa yüzümdeki tebessüm.
Yerini hüzün kıvrımları almasa.
Ama olmuyor işte.
Sanki
Dudaklarımla randevusu var
Dudaklarının
Kadeh kenarlarında.
Hadi öp beni, Beni öp, öp.
Hadi, bir daha, bir daha, bir daha.
Bu şarapla Giriyorsun kanıma.
Her damla bir şarapnel parçası.
Kan çiçekleri Bağrımda.
Paramparça her anım.
Kalbim Duygularım Ve ben,
Paramparça.
Ben, sana bulanmaktayım,
Şarapsa bana.
28.08.2000
Kayıt Tarihi : 20.08.2026 15:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!