Kendini Bilmek…
Ne ileri git ne de geri kal
Haddini bil…
Sana şekil veren elbet var
Haddeni bil…
Kilo
Sormayın insanlara;
Kilon kaç, boyun kaç diye…
İnsanın değeri, etten kemikten değildir.
Boy ise bir kalıptır sadece…
Kim Duyacak Feryadını
Kim duyacak feryadını kalbimin,
Kim anlayacak beni senden başka.
Kim bilecek sebebini halimin,
Kim farkında, kim şahit ki bu aşka.
Tüm destanlar gibi tarihin tozlu raflarında yerini aldı
Aslanlar uykuya dalınca meydanlar çakallara kaldı
Geçmişe güvenimiz gelecekten umutlarımız vardı
Bir kasavet çöktü geleceğe giden yollar karardı...
Kimler Farkında
Bir dosttan aldım güler yüzümü,
Bir başkasından tebessümü,
Bir dost hediye etti kahkahalarını,
Bir dosttan kaldı alnımdaki kırışıklık,
Kiralık Kullanmam…
Döveceksem, Osmanlıdan kalma tokadım var,
Söveceksem, envai türü içeren lügatim var.
Bir çelik kılıçtan ince, bir kılıçtan daha keskin,
Bal ve zehri üretecek sivri uçlu kalemim var,
Damlaya damlaya göl olur derler ya hani,
Bir damla hizmet de sen yap bu dünya fani.
Bir elinde satır bir elinde keser yontup durma;
Kırk yıldan sonra bir dene Gani olmayı be Yani...
Kırma Dostun Kalbini
Kırma dostun kalbini,
Bilir misin neler olur?
Kim bilir ne güzellikler vardır
Ne büyük sevgiler,
Bir masal kadar hayal
Bir hikâye kadar güzel
Bir hayat kadar gerçekti
Kırmahalle geçmişi ile bir efsane
İnsanları ile bir darbı meseldi.
Uzun bir hikâye olacakmış gibi başladı:
İlk satırı
Tek kelimelik bir cümle
Doğmak…
Sonra devam etti
Yaşamak,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!