Bizimkisi Bin Yılda Bir
Bizimkisi,
Bin yılda bir rastlanan bir sevgiydi,
Yaşadık,
Ama doyamadık...
Bizim YUNUSA Arzuhal
Bin parçaya bölsek de seni
Bölüşemedik…
Çağlara bir ışıksın ama
Bilişemedik
Çaresiz Bakıyorum
Çaresiz bakıyorum yine sadabad uykuda,
Hiç merak etmezler mi kim ağlar kuytuda.
Çöken gece karanlığı da efkârı silemez,
Çeresiz Çağrı
Güneşten kopup
Dünyayı ısıtan bir duygu gibiydi,
Beklenmedik anda gelen selamın.
Kumruların sabah muhabbetini seyrederken ben
Çaresiz Çareler
Çaresiz çareler gönlümü hep darda bıraktı.
Derdimle katlanan dertler beni efkârda bıraktı.
Tutuştu yandı da sinem beni harda bıraktı.
Sermayem efgan oldu elemle kârda bıraktı.
Çaya Şeker Atmayı Unutmuşum
Çaya şeker atmayı unutmuşum, içmişim bitti,
Çok sevdiğim kahveyi unuttum, senin yüzünden.
Cıgara yakmışım, bir nefes dahi çekmeden bitti,
Uykusuz bir gece daha bitti, senin yüzünden…
Çayda Buğu Oldu Efkarım
Çayda buğu oldu efkarım,
Cıgaramda beyaz bir duman,
Maziye dönüp de bakarım,
İyi işlemiyor bu zaman…
Dertleri doldursak
İnce belliye…
Bir de kesme şekerle tatlandırsak,
Muhabbetle karıştırsak…
Besmele ile başlasak,
Her yudumda,
Çay Faslı
Bizim fakirhane bahçeye gel de çay içelim hey,
Sohbet edelim yaren ile şimdi tam demleridir.
Kara çaydanlık bardağa eğilip fısıldar bir şey,
Sohbete karışan buğu meclisin erdemleridir…
Çaysadık Dostlar
Eğilip demlik bir sıcak temasla döktü içini,
Isındı bir anda o zarif, kristal nazenin kule.
Şenlenen kulenin aşk rengi ile şenlendi çini,
Aydınlık sardı etrafı, birden yayıldı hoş bir şule.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!