Kimler geldi kimler geçti bu şehr-i Karamandan,
Yeterli hâsılat kalmalı idi bu ebedi harmandan,
Hala Berber Abide traş olmak gerekmiyor ki;
Karaman da nasibini almalı değişen zamandan.
Boşuna arama can nerede diye,
Her nefes aldığında içindedir.
Verdiğin nefesle çıkar geriye
Vermem o nefesi demen nafiledir.
Bakışların buz kestiği anlarda
Bakma gözlerime
Görüverirsin belki hayallerimi
O buz kesen bakışların
O taş kesmiş yüreğin
Yanar kavrulur
Ak kâğıt üstüne kara yazılar
Yaz bana Sultanım yaz da postala.
Senden ayrılalı dinmez sızılar
Yaz bana Sultanım yaz da postala.
Bülbül selam eder senin sesinle
Bir ürperti oldu yaşamak,
Uçsuz bir tünelde, ışık aramak,
Arayıp, arayıp da bulamamak
Gün nerede, güneş nerede...
Karanlıklar dehliz içinde,
Bahtımda açıldın bir gül misali,
Duygu sensin, koku sensin, öz sensin.
Çözüldü buzlarım, erdim bahara,
Gönlümdeki sezi sensin, göz sensin.
Dillerim titriyor adın anarken,
Bir sel gibi gelip
Bir sel gibi gidecekse aşk,
Adı nerede kalır, tadı nerede kalır.
Geriye kalan selin bıraktığı kumlar misali
Bir avuç kumdan hatıralar olur.
Aşk bir kurşun gibi girerse kalbe,
Ömürler ödünç alınmaz
Pazarlarda da satılmaz,
Sırası gelen anda gider
Bu işi akıl almaz.
Hiçbir şey arttıramaz
Soğuk değil kışlar artık, daha bir güzel,
İçimde bir kıpırtı var, aşk ezgisi gibi özel,
Canlandı, dalından kopan bu kuru gazel,
Daha aydınlık şimdi dünyam, tıpkı gözlerin.
Seninle canlandı dünyam yeniden,
Yediğin içtiğin ne oldu bak
Sen bana yaptığın güzelliklerden bahset.
Ne bıraktın geride,
Ne götüreceksin giderken…
Kaç gönül yıktın kaç kalp kazandın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!