Vatan.
Güneşin doğduğu en kutsal eşik,
Şüheda kanıyla yoğrulmuş beşik.
Karanlık geceye sönmeyen ışık,
Bin yıllık sevdanın adıdır vatan.
Vatan dediğin,
haritada bir renk, pasaportta bir mühür değil sadece.
İnsanın içine, en derinine kök salan o ulu çınar.
Toprağını avuçladığında,
Vatan için
Bu gelen Alparslanın Varisleridir
Gökler gürlüyor,şimşekler çakıyor dokuz ışıktan
Bu gelen Alparslanın varisleridir
Türk oğlu türk ve islamdı bunlar doğuştanAllah ve vatan için geliyor bunlar
Bayrağı elinden bırakmaz,bozar oyunlarGönülleri volkandır sönmek bilmez
VATANIM...
Ezelden ebede bir büyük sevda,
Gönlümün tahtında sultansın vatan.
Dillerde duadır, en kutlu nida,
Damarda dolaşan al kansın vatan.
Güneş ilk ışığı Ağrı’da yakar,
Munzur’un suları coşkuyla akar.
Dadaşım Erzurum’dan vakurca bakar,
Anadolu benim canım Türkiye’m.
Veda Nöbetçisi...
Biri kader dağıtırken en başta,
senin avucuna bir filiz düştü, benimkine paslı bir taş.
Senin yolun günaydınlara çıktı,
Gece,
uykunun en kalabalık sokağındaydım.
Bir market işletiyordum.
Vitrinim yoktu.
Müşterilerim vardı, yüzleri yoktu.
Yine sözleri, sazları, inançlarıyla geldiler,
dize dize aydınlık oldular, aktılar gecenin üstüne.
Kıyıları tuttular bu kez.
İda'da devrilen bir çınar, köklerinden doğruldu yeniden,
İlk karayı vicdan açtı,
kendi sessizliğinde çatlayan bir perdeydi bu.
Benliğimizden uzaklaştıkça
ayaklarımıza vurulan prangalar
Gözlerimden gece geçti, uykularım talan şimdi,
Bir teselli arıyorum, her ne varsa yalan şimdi.
Gönül sarayımı yıktın, her köşesi salan şimdi,
Ben bu aşkın pençesinde, can çekişen esiriyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!