Bir kere doğarsın,
Bir süre yaşarsın.
Bir kere aşık olursun,
Bin kere mutlu kalırsın.
Sevgi denizin de yüzemezsen,
Yüz kere boğulur,
Size hakkım haram olsun,
Din üstüne din koyanlar.
Arsızlara selam olsun,
Bin üstüne bin koyanlar.
Arif,kamil dinlemeyen,
Sevmediğin çiçeği,
Sulama...
Sulamayacağın çiçeği,
Sevme...
Girdiğin zaman bağa,bostana,
Böcekleri rahatsız,
Yonca yaprağı üstüne,
Bir yurt kuralım.
Ülkeler ayrı,
Gövdesi aynı,
Kökleri;
bütün bir tarihi kucaklasın.
Bu bahar gene,
Kırlar yemyeşil.
Renk renk çiçeklere,
Cıvıl cıvıl kelebeklere,
Uçuşan meleklere,
Baktıkça doyamıyorum.
Ağlarsın sen,
Melek yüzlüm, ahu gözlüm,
Ağlarsın...
Ağlayıp ta yüreğimi dağlarsın.
Eğer sen;
Cehennem ateşiyle beni korkutuyorsun,
Yakalarsam içine atacağım diyorsun.
Benim seni andığım yerde değil misin? yoksa…!
Yarattığın kulunu bırakıp kaçıyorsun…!
H. Arpacı, 1979, Edirne
http://dusunceuretelim.blogspot.com
Bu günde sabah olacak,
Şafak doğdu doğacak,
Güneş yılan gibi sessizce,
Aşıklar diyarına,
Birlikte güldüğüm günlük dostlarım,
Sonbahar gelince çürüyüp gider.
Birlikte ağlayıp yaşlar döktüğüm,
O kadim canlarım eriyip gider.
İnsan bu şekil den şekile atlar,
Bu gün,
Kışın tam ortası.
Güneş papatya gibi,
Parlak ve sıcak.
Birazdan çiçekler,
Allı pullu açacak.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!