Bunu soruyor herkes,
belki de aynı yerden acıyor insanlığın içi.
Ya Rab…
Bu yalnızlığı bana hangi rüzgâr getirdi?
Neden bu kadar yapayalnızım?
Hep değmezler çıkıyor karşımıza
Hep değmezleri yaşıyoruz
Neden değmiyor duygularımız?
Ahir zamanda hiç bir insana...
Eylül biraz yeşildir aslında,
Ben istedim diye böyle olmadı
İnanmazlar söylesem;
Bir sabah uyandığımda
Yerinden oynamıştı dünya,
Sessizce,
Ben fark etmeden…
Senin çocuk olman değil mesele,
ben hangi vakit büyüdüm, onu bilemedim
Hangi içli gecenin sessiz yerinde
çocukluğumu kendimden sildim, onu bulamadım
Zaman içimde girift bir düğüm,
Dünya, güzelim…
Ben sana ezelde vurulmuşum;
ilk nefesimde bile
senin izini taşımışım.
Esen her rüzgârda
Akşamlarda sabahlarda
Ve ansızın gün ortasında
Başımı döndüren
Dümdüz ve uzun
Bir zaman gibi
Ya da tarih gibi
Yaşadıklarımı taşıyacak bir söz,
Gördüklerimi çağlara duyuracak bir nefes isterim.
Yorulan yüreğimin yükünü omuzlayacak,
Kırgınlığımı sükûtun içinden haykıracak
Bir şiir lazım bana.
Ah, cananım mısın sen,
senin gözlerin gizemli bir yolculuk sanki.
Zaman, aksini bozamıyor,
yollar sende hoş,
sendeyken hüzün kayboluyor.
"Sıradan insanlar kahraman olamaz"
diyordu
ama yalan söylüyordu
zaman ve tarih buna şahitti




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!