Lâfızın kıymeti yok sen mânâda ol kâhin,
Hakîkate hürmet et, ele eteğe değil,
Meyhânede sarhoş ol, târîkatta kal rehin,
Unutma, sen Müminsın, yalnız secdede eğil.
Bedenimde ruhumda çatışmalar son bulsun,
Kaynatır, yüceltir ruhumu adını anmak,
Değişir iklimi vatanın tutuşur semâ;
Hülyamdır, ümidi aşk ile sana râm olmak;
Çizelim kalemi kalp ile var olsun tema.
Bedenim sensiz ceset ne donmak ne de yanmak!
Sen soğuk iklimin aşkı…
Sizde farklıymış mîmârî-
Çatısı dik, duvarı geniş, kapısı dar,
Eritemedi bakışlarım-
Kalpleri buz, elleri buz, yazı kar,
Kıskanır kokunu lâvanta ve gül-
Seninle vird eder çingene kızı,
İçine çekmeden nâ avaz bülbül,
Kudretî râyıha! Sen çam sakızı.
Her yangın ardından bıraktığın kül-
Acılar var acılar, acıdan ah çeken var;
Sabaha çıkmak için can verecek canlar var,
Derin bir nefes için varlığını tâbeden-
Tabîbân da can olup can verecek canlar var.
Haz, neşe, zevkler biter; cism ü canlar ne yapsın,
Düşünür dururumda gönlüm ile bir başta,
Nefsim ayrı, ben ayrı, çift tezgâhta uğraşta!
Sünnetullah ve evren ardışık tüm fiiller-
Kılı kırk yaran aşkla emre baş eğmektedir,
Mikâil'den kıvılcım, ateş alan fitiller;
Özel bir şifre ile cemre düşürmektedir.
Mürselât uçtan uca döşerken makamını-
Ey dilberi nadide yasemen tenli güzel,
Gönüller yakan hûrî sevdaya karnın tok mu?
Âşıklar kalesine bayrak çeken matmazel,
Cennet gibi görünen cehennemde aşk yok mu?
Tahtı, bahtı yıkarak ebed başlattın ezel,
Yıpratır, yarar göğüsleri ve ruhu bu kutsal ayrılık,
Nûr oldun ki vatana çökmedi gayrı zifirî karanlık,
Bir an titrer, dizler ve dudaklar sen dönmeyeceksin diye,
Namâz'a gâh oldun sen, sardı toprak, duydu sana hayranlık.
Dertlerimle gam çekerim ağlarım ben köşede,
Gözlerim kadehe gider ellerim boş şişede,
İçelim bade-i aşkı seyran olalım ney’de;
Silelim derdi tasayı defter-i endişede.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!