Ben senin mah yüzün göreli afet,
Her gece kıyamda dururum çeri,
Sinem’i yandırdın, beklerim ülfet,
Ciğerime kan dolduran ey peri.
Yüz çevirme benden ey aşıkı dem,
Senin için ağlamazsa ne için saklarım ben!
Gül cemalinden fer alan kuru didelerimi,
Ayrılığın pençesinde parçalansın bu beden;
Enkaz yapsın alev ruhum yaksın gönüllerimi.
Kâm alayım gül yüzlüden deyip içtim elinden,
Güller münzevi açar almaş ile şafak'ta,
Sunulmaya lâyıktır nurdan imâl tabak'ta,
Hakikatli bir aşkın doruğunu istersen,
Şevk ile uçman gerek tutunup da âfak'ta.
Ey gül vatanın nerde bilinmeyen bir yer mi?
Nâmütenâhi beden bir ömür boyu aktif,
Nefsim azdıran yakıt, keşke olsaydı pasif!
Elindeki kalburla güneş toplayan derviş
Sabah kurban kestiler bunlarda senin imiş
Kulübende canan yok, ekmek yok, peynirde yok
Yüzündeki bu huzur nereden zuhur etmiş
Gâh aş yerim, gâh çile, can sağlığıma medar
Nice hayâllerim var birbirine ilikli
Kimi havaya uçar, kimi hayata kitli
Ne büyük bir sermaye, harcamak pazar ister
Hayâle mahkum olan hakikatte kilitli
Ebedi bir uyku kapladı beni,
Salınıp götüren tabutmuş meğer,
Zannettim ki annem okşuyor beni;
Kefenmiş yüzüme dokunan meğer.
Gerçek geldi çattı ne karanlık yol,
Yaşasak Fizan'da Çin'de-
Kan'ı nutfe'ye bağlarız!
Canlar can taşır içinde,
Âtiye bakar ağlarız.
Adı tektir, Allah'ı tek, mübin olan İslâmın,
Çözemedi buhranı kutlanan bunca kandil,
Tafsîli iman gitti, geldi şeyh ihtilâmın,
Kur'an düştü Mîyar'dan ipsiz kaldı iskandil.
Sevdana bir ömür meftûn olduğum-
Hasta mısın, neden gözlerin doldu!
Hayli cefâ, dertli gamlı bulduğum,
Niçin bu hâl, neden gül benzin soldu.
Çare inmez aşkı için her kalbe,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!