HÜZZÂM SEVDA
Narin yanaklarını okşar güllerin
Kızıla boyanan güneş
Giderken düşler ülkesine
Karanlık, hüzünbâz gelişiyle
İKİ GÖZÜM
Birden kulağımda çınlıyor adın
Garip çocuk kalbim, duyulmaz gizim
Ruhum sendeliyor, dilimde yâdın
Ulaşmak istiyor yanına özüm
İKRÂ
Hâk kuluna demiş "oku"
Öğren, anla, rûhun kana
İlmek ilmek kalbe doku
Rabbim fermân verir sana
Hüzün vardı, Bozkurtlar diyarında
Arsız çakallar çöktü, topraklarına
Hançerlediler Osmanlı'yı sırtından
İş başındaydı, haçlı güruhu
Kan emici itin soysuzu
Perişandı Balkanlar,
İMAN PUSULASI
Başka ilâhımız yok Allah tektir
Kur'an kula eyler sürekli tekdir
Uyma nefs ve şeytan dâim kardeştir
Hâkk ukbâda eyler mümini takdir
Issız odada hergün ağlayıp uyanmayı
Hasretinle savrulan parçalanmış kalbe sor
Herşeye katlanırken yokluğunla yanmayı
Kâinatı yıkılan sırçalanmış kalbe sor
Kalpten kovulan gönül yalnızlıkla barışır
KÂBUS
Karanlık odada gölgeler oynar
Saatler kabûsun vaktini vurur
Korkunun kazanı ruhumda kaynar
Çocuk yüreğimde çiçeğim kurur
Çağdaş zamanların orta yerinde
Kaldıysa vicdanın yüreğin yansın
İnsanlık adına yara derinde
Kadınlar ağlıyor, Dünya utansın
Mucize olup da doğdun kadından
İradem olmadan geldiğim handa
Sığındım Rabbime yalan ömrümde
Umudum tükenip ürktüğüm anda
Sığındım Rabbime kalan ömrümde
Yolumdaki engel, çiyan, çakıldan
KALBE DOKUNUŞ
Sevdanın yolunda şaşırdın kaldın
Kalbe dokunmayı oyun mu sandın?
Haddin miydi senin hayale daldın?
Düşlerin kâbusa döndü uyandın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!