EY GÜZEL
Salına salına gezersin güzel
Endâmına hayran fülfül kıskanır
Bağbânın kalbini ezersin güzel
Bahçesinde kalan son gül kıskanır
FİGÂN-I BÜLBÜL
Bülbülün dinmeyen âhı
Kaçar meşkten, nâzlıdır gül
Vûslât gecikince, dahi
Lâl olup kan ağlar bülbül
FİRÂK-I BÜLBÜL
FİRÂK-I BÜLBÜL
Bülbül güle gönül verdi
Mâlum mu gül, acep sana?
FIRILDAK
Vâkûr, mağrur gezer insan içinde
Burnu diktir ancak, bakmaz kendine
Gurur, kibir arşa çıkmış biçimde
Uyarıları da takmaz kendine
FIRTINA
Ayrılığın kasırgası şişirir
Hüzün gemisinin yelkenlerini
Bir o yana, bir bu yana
Savurur
GEL
Çöldeki serabım hatıran güzel
Özlemi sineme batıran güzel
Gözlerini yola yatıran güzel
Hasretin vuslata evrilme vakti
GİTME
Boynuma geçirip hasret urganı
Bırakıp ta gitme yabancı ele
Bedenimi yakar özlem yorganı
Savurma külümü vefâsız yele
Gitmek gerekir bazen
Ardında çocuksu bir hüzün
Yüreğini yakan burukluk
Takvimine düşen hazanla
Bir daha yaşayamayacağın
Güzellikleri
GÖZLERİN
Gözlerin, sımsıcak değer gözlerime
Başlar, muazzam temâşâ
Masmavi göklere yükselirken kanatsız
Dilinde sevda türküsü
Dünyanın ağır yükü, kadınlık zor zanaat
Gönül gözüyle bakıp, sıkıntısını bilsen
Zembereği sağlamsa doğru çalışır saat
Ağlattığın kadının göz yaşlarını silsen
Güzel başlayan şeyler neden güzel bitmez ki




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!