SÜRGÜN
Mahpusuydun kalbin firar etmedin
O Kalpten aforoz edilen kimdi?
Aşkın büyüsünü hiç hissetmedin
Bak sevdiğin gönül sürgündür şimdi
BAHTSIZ
Sevgisiz dünyada aşkı arayan
Sevilme özürlü bahtsız aşığım
Tenleri görmeyen, ruhu tarayan
Tâcını kaybeden tahtsız aşığım
BEN ASSUBAY'IM
ilk görülmem tarihte, Çanakkale Harbi'nde
On dört yaşında coşardım mevzi ilerisinde
Ali Reşat Çavuş'tu adım, üstüme yok yiğitlikte
Küçük zabıt adı layık görüldü böylece
Hüzünbâz şehrin caddelerinde
Oyun oynuyor yine haylaz kader
Düşürüyor çukuruna, derin keder
Yok ki yanımda kurtaracak ellerin
O yüzden buz kesmesi kalbimin
Gece gündüz yanımda terketmeyen sevdalım
Hoşgeldin gönül yarım damağımdaydı tadın
Uzaktayken canımda fidan boylum edâlım
Yanıbaşımda dursan unutulmaz ki yâdın
İnce ince sızlarken bedenimde sol yanım
Kelebek kanadının rüzgârıyla savrulduk
Hüzzâma döndü renkler, acılarda kaybolduk
Aşkın ateşi çekti, pervanece kavrulduk
Anladık en sonunda, neden biz böyle olduk
Küfürden esen yeller, benliği sarhoş etti
Sürecekti sonsuza aşk
Ant içmiştik dünya, ahret
Akşam sabah çağlarken meşk
Bu nasıl hal bu ne cüret?
Yıldırımlar aşkı vurdu
Dünyaya geldiğine bin pişman eden keder
Ruhunda kor tutarken göz yaşınla söner mi?
İncitilmiş kalbine buse kondursa kader
Sırçalanmış yüreğin ilk hâline döner mi?
Ruhuna yüreğine sonsuz soru sorarken
ÇIRAK
Küçücük çocukken düşüm çalındı
Serçe yüreğime hüzün saçıldı
Okuma isteğim zorla alındı
Tamirciye çırak rolüm biçildi
ÇOCUKLAR AĞLIYOR DÜNYA UTANSIN
Koskoca gezegen herkese yeter
insanlık adına yüreğin yansın
En acı olanı, ölümden beter
Çocuklar ağlıyor, Dünya utansın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!