GÜLLERİN MATEMİ
Buzul çağı başlar sinemde aşksız
Akrebin peşinde yelkovan durgun
Sessiz kabir gönlüm, çağlamaz meşksiz
Sevda kuşu uçup giderken dargın
Sana olan sevgimi anlasan güzl perisi
Buz dağının içinde kor ateşte yanardın
Üç beş insandan başka tatmamış ki gerisi
Bulması zor nimeti bulmak kolay sanardın
Dipsiz kara kazanda umutların kaynarken
Azraille körebe oynarken uçurumda
Işıttı karanlığı şimşek şimşek çakışın
Tam yolun sonundayım diyorken o durumda
Tutup çekerken beni, ona çelme takışın
Peri kızıyım dedin, özüyüm gonca gülün
HALİME ÇAVUŞ'A
Cennet vatan toprağı
Gözyaşı, kan, barut kokuyordu
Yangın yeriydi Anadolu
İşgal etmişti kâfirin oğlu
HASRET
Dalga dalga vurur her akşam hüzün
Gönül kemanında nağme burulur
Karşımda belirir o masum yüzün
Kalbime binlerce gürzle vurulur
Eylemci ruhlarla
Aynı şehrin sokaklarını adımlarken
Aynı çiçekçi kıza selam verip
Aynı dilenciye sadaka sunup yürümüşüz
Benzer şeylere gülüp,
HAZİN SONBAHAR
Bûselik makamın koştu hüzzâma
Takvimden döküldü kırk dokuz bahar
Us, gönül asîdir, yeni nizâma
Beklenmeyen yeldi, hazin sonbahar
Can çekişir sende fıtrât
Düşeceksin gel hizana
Bu kafayla olmaz murat
Hazır mısın sen mizâna?
Rabbim kula demiş "oku"
Kızıl pislik sinsice, tezgâhladı oyunu
Dokuzyüz doksaniki, ay şubat yirmi altı
Katliamda zulümde denediler her haltı
Kökten kazımak için, asil Türk'ün soyunu
Daraltınca çemberi kancıkların taburu
HÜNER
Hüneri kendinden zanneden insan
Âlemi izlerken yalancı surdan
Yüreğine sorsan gördüğün ihsan
Âdemin ruhuna üflenen nurdan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!