Büyütürsün gözünde sanki sınırsız vakit
Sefere çıkan yolcu, burda mühletin vardır
Unutmaya meylin var, Hâkk'la yaptığın akit
Anma, kolay kovuluş, yolunun üstü yâr'dır
İkinci durağında sınavın hemen başlar
KAHRAMAN ORDU'MUZA
NEBİ'NİN ARSLANI YİĞİT MEHMETÇİK
Şanlı peygamberden almış adını
Rabbim lûtfeylemiş imân tadını
NENE HATUN'A
Çöktü kapkara bulutlar Hilâl'in diyarına
Acı yağdı, zulüm yağdı, keder yağdı buluttan
Rumi bin iki yüz doksan üçtü
Rabbim, o günlerde yaşamak ne güçtü
NE OLURSUN GEL
Kırılan kalbimin sırça parçası
Gönlüme batmadan, ne olursun gel
Azrail kapımda, ruhum serçesi
Ruhumu satmadan, ne olursun gel
"Kayaların Oğlu"na hasta adam diyerek
Bir araya toplandı, kinlerini kusmaya
Flüt büyüsündeki farelerin ordusu
Özgür olan arslanı, umarsızca boğmaya
Üç kıtanın hâkimi alındı ablukaya
NİYAZ
Misafirim zâhir handa
Çakıl, diken dolu tûrâb
Son nefese kadar ânda
Kalbim seni ister yâ Râb
BİR ZAMANLAR BİZ
"Kalbiniz kadar temiz" sözleriyle başlayan
Anı defterindeki tertemiz nesildik biz
Nasıl bu hâle geldik birbirini taşlayan
Yetişen yeni nesil, neler kaybettiniz siz
Bu gün güneş doğmuyor şafak neden sökmüyor?
Yıldızlar pus içinde göğün rengi kapkara
Yağmur yüklü bulutlar niçin rahmet dökmüyor?
Hüzün ırmaklarında yıkanan gönlüm kara
İlhamın kapısını özlem perisi açmış
Doru kısrak üstünde al sancağın izinde
Hükmetti üç kıtaya hâk'k rüzgârı yüzünde
Bozkurt'tu anlı şanlı Orta Asya'dan beri
Er meydanında asla atmadı adım geri
Çakallar sırtlanlarla anlaşmaya vardılar
"Ölmeli hasta adam!" etrafını sardılar
OZAN ABUZER
Aşkla almış sazını küçük yaşta eline
Kapılıp birden gitmiş nağmelerin seline
Sahip olmuş her zaman eli, dili, beline




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!