Ağlıyoruz bazen için için.
Ağlamayanınız var mı içinizde?
“Erkek adam ağlamaz” dedikleri için,
Gözyaşlarımız saklı içimizde.
Acı, kan, gözyaşı ile,
HSYK’ na,
“Adalet Mülkün Temelidir” inanırım.
Mülk de, canlı cansız tüm Doğa’nın.
Yanı olmadım, Adaleti küçümseten adamın,
Olsaydın diyorsan, al Kürsünü!
Anadolu, büyük ülke.
İlim, irfan eşiği.
Bin yıllık vatan Türk’e.
Medeniyetler beşiği.
Yedi iklim, yedi bölge.
Uçuşurken penceremden kuşlar,
Koşarım, senden haber var diye.
Ama, boştur hep bu koşuşlar,
Bir kez dönüp bakmazlar bile.
Vurulmuş gibi başıma,
Anne, anneciğim!
Duyuyor musun sesimi?
Öyle yalnızlık içindeyimki,
Bilmiyorum nereye gittiğimi.
Bu ne bitmez arayış?
Sordum sarı çiçeğe:
Söyler misin, nedir kaderim?
Çiçek eydür dertli baba:
Yoktur ondan benim haberim.
Bilinmeze kaldığımdan beri,
Oldum olası ben,
Çiçekleri sevdim.
Küçük bir çocukken,
Toprak, su verdim.
Ufacık saksılar içinde,
1989 Yılının 19 MAYIS ’ındayız.
Günlük - Güneşlik bir öğle sonu.
Nevzat Şener Bulvarı’ndayız,
Sarıkaya, Yozgat, Ankara yolu.
Otobüsler, kamyonlar, motor ve taksiler,
Dağları sarp, dağları zor.
Kışları soğuk, yazları kor.
Tırnaklanır tütün tarlaları.
Uzaktaki İlçede hayat zor.
Hasad, bir avuç tütünle, biraz üzüm.
Bir çöplük olacak,
Her gün çöp attığın.
Çör çöp artıkları,
Köşede yığın yığın.
Bir kâğıt göreceksin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!