Ağlıyor gözleri
kırağı yemiş gelincik
ömür bırakmış bir kelebek
yosunlu dibek taşına
filiz veriyor elleri
maviye bulanıyor
Anlatıldı yıllar boyu
anlaşıldığı kadar aşk
bazen bir ozanın kaleminde
şiir oldu döküldü dizelere
yada hasrete büründü
yol aldığı gizemlere
Dönüşsüz oluyor ya hani
Bazı gidişler
Bazı dönüşler ise
yasak yüreğin bana
gözlerin bıçak
aşkın yağmuruyla
yıkanıyorum
anla anlatamadığımı
oku gözlerimi
Rengi yoktur hayallerin,
Rengi yoktur rüyaların,
Geçmişin nemine maruz,
Siyah beyaz fotoğrafların.
Renksiz kapılardan girip,
eksik kalanları geride tutan
anahtar deliğinde hayat,
göründüğü kadar yaşanandır
hep bir şeylerin yarımlığı,
ve uzak harmanlardaki hasat sancısı,
bir güze bakar sararan hayat
Akıp gidiyor vakit, taş yerinde durmaz,
Zamanla değişir herşey, kar nazarına kül yağar,
İnsan haddin bilmeli, tenekeden altın olmaz,
Gün gelir birgün, bit pazarına nur yağar.
Ben içimdeki çığlıkları
dindirirken
İstanbul'dan yükselir
binlerce çığlık
ben içimdeki aşkları
öldürürken
yürürken
basamaklarında hayatın
bir taş daha eklendi
geçmiş temel taşlarına
yanında 1,2,3 ler
gelip geçici misafirler




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!