Biz dost hasretini
yüreğimize kazımışız,
Dostumuz ağladığında
Hiç gülmemişiz,
Dost sesin duymayınca
Yok bilmemişiz.
Akar yine gönül çağlayan gibi akar
Bir yüzüm sana bir yüzüm karanlığa bakar
Sen sadece sevilmeyi bilirsin
Bu aşk bir beni bir bedenimi yakar
Yanar yine yanmaya yanmış gönül
Her nereye gidersem gideyim,
Her nerede olursam olayım,
Yıldızlara baktığımda,
Seninde baktığını bileceğim.
Ve her kiminle gülersem güleyim,
Her kiminle ağlarsam ağlayayım,
Ne zaman gözümü kapatırım,
Geçmişten geleceğe kuşkuydu anılar.
Benden öte bir beni anlatırım,
Yüreğimde dinmeyen coşkuydu anılar.
Maziden geriye kalan gizemler,
Serilir bir güzele, bütün arş-ı sema,
Secde eder ne kadar, gurur kibir varsa,
Döner bin kez alemi, yüreği elinde,
Söylenir bir türkü, yarin adı dilinde,
Kırılır kalkanı, açıktır aşka yürek,
Acı ve tortuluydu
geçmiş bir aşkın
damak tadı
çalınamadı
hatıralar bahçesinden
Ne çınlayan kahkahasıdır sevdiğinin
Ne de gözlerindeki derya
Ne yüreğine konan bir busesidir
Ne de kalbine saplanan bir kanca
Aşk! ! !
Sevemedim sevdiğimi,
Sevdiği kadar.
Sonunda ayrılık,
Ve hüsran oldu.
Şimdi Sevsemde sevdiğimi
Gönlüme ferman tuzdur desem
Fitil tutmaz yaram derindir
Derdime ölüm azdır desem
Sensiz ölüm bana yarendir
Bugün benim doğum günüm
Daha yolun başındayım
Eski bir inanışa göre de
Yolun yarısı yaşındayım
Bugün benim doğum günüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!