Salkım saçak
taşmış duygular,
alınmamış dururken
bekleyen alımlıklar
bır kalınmıs
İşte yine geliyor üzerime üzerime,
Havada bir sancı soğuk bir pus.
Nazlımı gördüm düngece yine,
Ne gülüyor, ne ağlıyordu,
Donuk ve üryan
Lanet olası bir kabus...
Dinecekken gün geçtikçe sevdam,
Zaman iyice depreştiriyor,
Topluyor geçmişin karlarını,
Yürekten yüreklere serpiştiriyor.
Belki de sonsuz bir bekleyiş,
Aşk diye önüme,
Bir dolu kap dizdiler,
Değişik boyut ve ebatta,
Yapıp yapıp bozdular.
Ben sabit endamımla,
Serilir zamanın üstüne, beyaz bir çarşaf,
Bir aydınlık yayılır, içimdeki odalara,
Görünür ince ilmiklerden örtündüğü gerçek,
Kayar ellerim hayallerimden, düşer aşağılara.
Canlanır hafızamda, naftalin kokulu hatıralar,
pişmanlıktır
yaşananlardan
sonra gelen,
gelen yaşanır
düşünülmeden,
sonra gerçek vurur
Güzeller güzeli nazlı can olur,
Koparıp bağrımı atasım gelir,
Siyah zülfü düşmüş alnına,
Süzüp endamını bakasım gelir.
Yoktur meylim dünya malına,
Yatıyorken çaresiz, beyaz çarşaf altında,
Yaşıyorken bilgisiz, gölge oynunu hattında,
Atıyorken üstünden, her türlü insani beşeri,
Bırakıyor ardında, kendinden kalan eseri.
Kırılıyorken yaşamlar, kristal kuşak belinde,
Az önce atmıştım kendimi
O karanlık merdivenli harabe evden
Bu puslu sokak lambasının
Sönük bakışları altındaki çürük banka
Yüzümde kaynağı belirsiz bir yangının sıcaklığı vardı hala
Beni deliler gibi sevdiğini söylüyorsun,
Ama sevmek ve sevilmek kısmet güzelim.
Sensiz bu dünyada yaşayamam diyorsun,
Ama yaşamak ve ölmek kısmet güzelim.
Ben hayranım eskiye, nedir bu rağbet yeniye,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!