Yalnızlar demir alır gider meçhule...
Limandan limana dolanıp giderler...
Yar yüzü ''kara'' da olsa, bin sabır! ..
Nefessiz yıllarca arayıp yüzerler...
Denizleri uçsuz bucaksız su mu sandın,
Sen doğan güneşi daimimi sandın,
A! .. avanak.. Sen kendini ne sandın...
Aldığın nefesin bitmeyecekmi sandın...
Kapamış gözünü, ayakta işersin...
Bazen düşünüyorum...
Belki de her şey, büyük bir patlamanın ardından darmadağın olmuş bir viranenin içinde başladı. O enkazdan türeyen sayısız canlı, kendi varlığını anlamaya çalışıyor.
Ben de o başıboş akışın içinde, etrafımı saran mahlukatla birlikte, görünmez bir mapusta yaşıyor gibiyim.
Bütün varımla... Hiçlik miyim, varlık mıyım; bilmiyorum.
Sanki sürükleniyorum... Delice... Esirce... Ve belki de en çok, masumca.
İçmişem ané
Serxwoşmıyam
Meyxwoşmıyam
Welle bende bılmiyem lo!..
Bu tıro vıro yine qafam
Min deynin cihekî wisa ku,
Dengek neyê, tiştekî neyê,
Tenê ez û bêdengiya mezin.
Ne qêrîna mirovan li kolanê,
Ne dengê tivangê li şevê,
Bir divane sabahım ben
Uçsuz diyarlarda...
Yine seller akmış,
Yüreğim yanıyor...
Bu gün, havam yine dalgalı...
Karlı İstanbul sokakları,
Dağların gülü solduğunda,
Anlaki, bir sonbahar geldi...
Yine mevsimlerin, devirsel dönümü başlamıştır...
Yine hasret, yine tasa yine matem...
Dağların gülü solduğunda
Li ber deriyê te yê rengîn,
Sêvek sor, wek lêvên şîrîn.
Dilê min dibê: "Heyran, xwe berde!"
Ma tu qey bi min dikî kenîn?
Her sibe li ber eywana we me,
Dil dil diye, dilenen insan,
Dili ile sövüp, söylenen insan...
Dil olupta, esir düşen insan
Diline arı soksun ey insan! ..
Şivesiyle böbürlenip caka satan,
Bayê sibehê bêhna gulê tîne,
Lê bêhna te nayîne.
Navê te li ser lêvên min dimîne,
Wek duayeke bê bersiv.
Çavên te deryayekî kûr bûn,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!