24/07/1952 Tarihinde Balıkesir’in Edremit İlçesinde doğmuşum.. Muhasebeci olan babamın işi nedeniyle 7 yaşına, yani ilkokula başlayana kadar Altınoluk’ta çocukluğumun en güzel yıllarını neredeyse denizin içinde geçirmişim. Öyküsünü ESKİ FOTOĞRAFLARIM isimli şiirimde şöyle anlatmaya çalışmıştım..
Sene, bin dokuz yüz elli iki;
Günlerden bir gün,
Yirmi dördü temmuzun
Açmışım Dünya'ya gözlerimi
Saati, önemli mi..! !
...................Edremit'teki evimizi,
...................Hatırlayamıyorum,
........ ...
Önceleri,
Üniversiteli olmanın özlemiydi,
Ayaklarımızı yerden kesen..
Hazzına yeni vardığımız,
İzmir’in alabildiğine özgür havasıydı,
Soluk, soluğa yaşadığımız..
İnsandın,
Ne de olsa be Ustam;
Ölüme mecburdun,
Tüm faniler gibi...
Yüreğinde, dilinde,
Taşıyıpta söyleyemediklerinle,
Tarih yazıyor elbette
Nedenlerini.
Rum'lara göre
Küçük Asya felaketi
Bizim içinse
Özgürlüğün bedeli.
Siz
Bilmediğiniz
Kıyılarda gezinin hala.
Eli kulağında
Kuruyacak deniz.
Tuz kokan çakıl taşlarını bırak
Akşama gebe saatlerde
Güneş daha batmadan
Denizin derinlerine
Aç yelkenini
Bembeyaz köpüklerin üstüne
Püfür püfür imbatla
Kaç bahar kaldı yaşanacak;
Kaç gülün dalında tomurcuklar,
Kaç çiçekte filizlendi sevdalar.
Mevsim sonbahar,
Yaşamın adı Fasl-ı Bahar...
İlk kez doğduğunda ağlamıştı;
Maşallah dediler,
Ağladı, ağladı..
Sonra yürümesini öğrendi.
Düşe kalka,
Ayvalık'tan, Midilli'ye
Deniz gider
Yol olur.
Ben gidemem
İlyosta'dan yukarı
Asıldın mı küreklere
Durma
Daya namluyu karanlığın bağrına.
Sevda türküleri yankılanırken
Kulaklarında
Gece mi hüküm giyer
Yüzleşince karanlıkla
Gün gelir vuran çıkar
Seni de topuğundan
Ey zaman, kahrından
Bitip tükenirken an
Seni de sürüyecek
Kaderinin ardından
çok hoştu, kalemin daim olsun...
çok hoştu, kalemin daim olsun...