Güneşe Yazılmış İsimler Şiiri - Yoldaş G ...

Yoldaş Güneş
62

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Güneşe Yazılmış İsimler

GÜNEŞE YAZILMIŞ İSİMLER
bir tren kalkıyor içimden
peronlarında eski sevdaların gölgeleri…
bir mendil sallanıyor uzaktan,
beyaz değil artık — biraz küf kokulu, biraz hatıra.
zaman dediğin ne ki sevgilim,
bir istasyon tabelası yalnızca
adı silinmiş…
ama herkes orada birini unutmuş gibi suskun.
eskiden sevmek,
geceyi boydan boya yürümekti seninle
ellerimiz cebimizde, kalbimiz açıkta
yağmur bile bizden yana yağardı.
şimdi sevmek,
telefon ekranında donup kalan son görülme saati
bir veda cümlesinin noktasına sığdırılmış ömür
ve içimize çektiğimiz o derin, kırık nefes.
oysa aşk dediğin biraz ölüm kokmalı…
biraz eksilmek, biraz sönmek, biraz kalmak yarım.
çünkü hiçbir vedanın sesi
toprağa düşen son kalp atışı kadar ağır değildir.
ben seni iki kere kaybettim sevgilim—
birinde giderken,
birinde hâlâ dönmeyecek olduğunu anladığımda.
şimdi hayat uzun bir yolculuk gibi
camdan dışarı bakıyorum:
geçip giden ağaçlar mı anılar
yoksa anılar mı kök salmış içime, bilmiyorum.
ama şunu öğrendim—
insan en çok,
eskisi gibi sevemeyeceğini anladığında büyüyor.
ve en derin aşklar
mezar taşına yazılmaz hiçbir zaman…
onlar,
gece yarısı ansızın aklına düşen bir isimle
yeniden dirilir.
belki aşk dediğin budur zaten:
gitmiş olana hâlâ yer açmak kalbinde…
ve her yeni başlangıçta
biraz daha eskiye dönmek gizlice.
…ve bir gün
aynı trene başka biri bindi içimden —
ceketinin yakasında kızıl bir rüzgâr taşıyan
gözleri uykusuz, elleri nasırlı bir militan.
adı yoktu belki
ama sesi vardı —7
meydanlarda yankılanan, duvarlara çarpıp çoğalan
bir halkın kalp atışı gibi.
o, sevmeyi başka türlü biliyordu…
bir yüzü değil, bir geleceği okşar gibi
bir şehri değil, bütün yeryüzünü sarar gibi.
“aşk” dedi,
“yalnız iki kişinin birbirine sığınması değildir
bazen milyonların aynı umuda sarılmasıdır.”
o zaman anladım—
bazı yürekler yalnız sevdayla değil
adalet özlemiyle de yanar.
ve bazı ayrılıklar
iki insan arasında değil
insanla kendi onuru arasında yaşanır.
geceleri bildiriler gibi çoğalırdı sözleri
kaldırım taşlarına umut dizer gibi yürürdü
elleri titremezdi
çünkü korkunun bile bir sınıfı olduğunu bilirdi.
ölümü konuştuğumuz bir gece
sigarasını yavaşça ezip şöyle dedi:
insan bazen sevdiği için ölmez
ama uğruna yaşanacak bir dünya yoksa
yaşamak da yarım kalır.
işte o an
aşkın en ateşli hâlini gördüm—
bir kadının gözlerinde değil
direnen bir halkın sabrında.
ve anladım…
kalp dediğin yalnız kırılmak için çarpmaz
bazen değişsin diye dünya
göğsünü içeriden yumruklar.
şimdi düşünüyorum da…
eski sevdalar içimizi ısıtan hatıralardı
şimdiki sevdalar ise
bir sabah daha adil uyansın diye edilen yeminler.
çünkü bazı aşklar fısıltıyla başlar
bazıları sloganla.
ve bazı insanlar
birini sevmekten vazgeçebilir…
ama eşit, özgür, güneşli bir yarına inanmaktan
asla.
ben hâlâ o trende gidiyorum—
bir vagonda hatıralar
bir vagonda yarım kalmış öpüşler
bir vagonda kızıl bayrak gibi dalgalanan umut.
rayların sesi durmadan şunu söylüyor:
aşk geçer…
acı diner…
ölüm susar…
ama insanın insana borçlu olduğu
o güzel gelecek —
bir sabah
güneş gibi doğar mutlaka.
ve biz…
belki olmayız o sabah
ama rüzgârda ismimiz kalır:
sevdik.
direndik.
yaşadık.
ve dünyayı
biraz daha yaşanır bırakıp gittik.

Yoldaş Güneş
Kayıt Tarihi : 4.06.2026 00:01:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!