Günaydının Turşusu Şiiri - Alper Tunga 3

Alper Tunga 3
203

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Günaydının Turşusu

bu çayı, senin demlediğini düşünerek içiyorum.
nerede denk geldim sana, kahvaltı sofrası mı?
aslında çay konusunda renklere çok takarım ben,
kahverengi, turkuaza yakın, sarı...
fikrimce; net kırmızı olmalı!
tavşan kanı hikayesine...Ben kırgınım,
fazla tek taraflı, fazla işgalci, fazla empati yoksunu
bir canlının kanını neden içeyim?

şimdi sen, en güzel ekmeği kenarından koparırken,
yani şimdi sen...Hangi beyaz peyniri seviyorsun?
neden minicik ellerinle kırıntıları ufak ufak derledin
peynir konusunda ben bir deliyim, sebebini bilmiyorum.
ben, bir tek otlu peyniri sevemedim, bir de maydanozu
peynirin içinde otun ne işi var, maydanoz gibi...
maydanozun ise her yemekte ne işi var, otlu peynir gibi.
ben diyorum ki, her şey yerinde güzel. yerinde tatlı
şimdi reçele acı biber döksen, bir şey ortaya çıkar,
ama ne gerek var, belki de çok güzel görünür.
bence şu an bunu denemedin, denedim deme lütfen!
denemediysen ben bir deliyim,
denediysen...Ya denediysen, lütfen deneme

bak...Sen çok az mı gülümsüyorsun,
bir şeyler oluyor bana çünkü, sen biraz üzgün müsün?
aslında çok eskiden turşu yerdim kahvaltılarda
beyaz peynirin gizli bir dostu var, lahana turşusu,
bir sürü garip turşuya denk geldim
karpuz turşusu bile gördüm soruyorum şimdi;
ne gerek var...Haklı değil miyim, ne gerek var!
şimdi turşu mu, karpuza turşu oldu?
yoksa, karpuz mu turşuya turşu oldu!
bunu yapan ikisine de turşu olmuş olmalı
bu adam kesin bos bıyıklı ve gözlüklü birisi.
yoksa neden yapsın, o adam bunu bilerek yapmaz!
doğru! Sen şu an kahvaltı yapıyorsun...
bu yüzden mi?

yoksa sen beni kahvaltı sonrasında içilen çayla mı
hani dışarıyı izlerken bir sandalyede ve ya ayakta
bir pencere kenarı...Oda olmalı bir balkon,
şimdi ben bir delinin günaydınını mı sana ilettim?
ama ben bir deli değilim, yoksa deli miyim?
olmadığımı sana şu an ispat edebilirim.
son iki üç dört...

günaydın, nadide bir dünyalının sabahı bu,
sabah çiçekleri gibi, bir gün uzatıyorum sana
ve bir simit susamı gibi kelimelerimin ruhunu
senli sabahlarımla geldim ve umutlarımla

bu sabah, düşünürken seni ve senli tüm sabahları
uyku mahmurluğum mu, senli sarhoşluğum mu
zihnimin odalarında sayıklarken senin adını
kavuşmanın mutluluğu mu, benim suskunluğum mu
ben uyanınca donar kalırım, bu geveze halim;
senin dokunuşun, benim seni bekleyen sesim mi?

görüyorsun ki deli değilim, yoksa deli miyim...
ben sadece biraz daha uzun süre kalmak istedim
kendimi sakladım buraya işte...Bir tek sen anla
kocaman kocaman bakıyorsun, görüyorum.
ben buradaydım.

tamam, sen bunları okurken bir hileyle
bingo! İkinci çayımı senden çaldım.
sen bu gün yine gülümseyerek
bana kendi aydınlığından bir pay ayırırsan
tekrar var olacağım gözlerinde.
ben bekliyorum buraya saklandım.

gün ve aydınlık seninle olsun,
saklandım ben, sen görünce aydınlanacağım.


Alper Tunga 3
Kayıt Tarihi : 24.08.2026 07:23:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


günler; sen uyanınca...Aydınlıklar; sen gülümseyince