Harlanıp boşuna, dumana dönme
Aşkın nârı ile, yan deli gönül
Uzakta parlayıp, yakında sönme
Sahrada seraba, dön deli gönül
Canımdan can bildim,ömrümü verdim
Sırtımdan hançeri vur demedim ki
Sevdamın bağına hayaller derdim
Gönlümden arzumu kır demedim ki
İnandım sözüne, kandım özüne
Kaderin kalemi kara yazılmış,
Bahtımıza çıkan zar demedim mi?
Sevda yolumuza engel dizilmiş,
Vuslata ulaşmak zor demedim mi?
Yıllardır bekledim şîrîn-leb dili
Boyun büke büke hazım yoruldu
Harlanmış ateşin sönmeyen külü
Öz-üm yana yana közüm yoruldu.
GAYRI NEYLEYİM
Dil-âzâr elinden,bîçare kaldım
Sitem dillerini, gayrı neyleyim
Gurbetin elinde, hayale daldım
Vuslat yollarını, gayrı neyleyim
Güle hazan vurup yaprak dökmeden
Derdiğin fidanın boyun bükmeden
Yâd eller bağına alıp dikmeden
Gel artık gönlümün vefasız eri
Çok çileler çektim kırkından beri
Dünya bir han, konan göçer
Hakk’ı ara, Nur’a boyan.
Ecel gelir, kefen biçer
Gafletten geç, Hakk’a uyan.
Aras Nehri akar, coşar derinden
Kars’ın yeşil yüzü, sensin Kağızman
Bir türkü yükselir, sarsar yerinden
Gurbetin vuslatı, sensin Kağızman
Bağların bereket, bahçen sunar bal
Yüreğim sevdiğim dilim dediğim
Gözlerim ayağım elim dediğim
Meskenim vatanım ilim dediğim
Neyleyim verdiği kırmızı gülü
Kalbimi yaralar zehirli dili
Kalemimin ey nûru , ilhâm ruh-u
cânısın
Her bir damarda akan, aşkla dolu
yânısın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!