GÖZYAŞI
Gözyaşı…
Sessizliğin en derin çığlığı,
Dilin söyleyemediğini fısıldayan bir nehir.
Bir damla düşer yanağından,
Ve dünya bir an durur, sadece izler seni.
Gözyaşı, bazen mutluluktur saklı içinde,
Bir kavuşmanın sevinci, bir özlemin soluğu.
Bazen de acının en sadık dostudur,
Hiçbir söz söylemeden bütün yükü taşır.
Gece çöktüğünde sessiz odalara,
Gözlerim konuşur kendiliğinden.
Yalnızlığın ağır yükünü indirir omuzlardan,
Ama ruhumun derinlerinde iz bırakır hâlâ.
Bazen bir gülüşün hatırası gelir,
Gözlerimde birikiverir, bir fırtına gibi.
Gözyaşı, hatıraları da beraberinde taşır,
Sevinci, hüznü, unutamadığım anıları.
Kimse bilmez o damlaların hikâyesini,
Her biri bir savaş, bir direniş, bir teslimiyet.
Düşer sessizce, taşar bazen kontrolsüzce,
Ve insanın kendi iç dünyasıyla yüzleşmesidir aslında.
Bir el tutar mı bilmiyorum bu damlaları,
Belki bir omuz, belki de bir sessizlik yeter.
Ama gözyaşı, hiçbir zaman boşa akmaz,
İçinde bir anlam, bir arınma, bir umut vardır.
Gözyaşı, bir gün kurur belki,
Ama hatırlatır hep geçmişi,
Ne kadar kırık olursak olalım,
İçimizde hâlâ hissettiğimizin canlı olduğunu.
Ve sonunda…
Gözyaşı öğretir insanı sabretmeyi,
Sevginin, acının ve zamanın değerini.
Her damla, bir hikâye, bir hayat,
Ve biz… bu hayatın sessiz tanıklarıyız.
Kayıt Tarihi : 26.03.2026 23:42:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!